Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content

 

 

 

 

 

 

 

 

Ahlat

17 Eylül 2020

     Gülgillerden kendiliğinden yetişen bir çeşit yabani armut (Pyrus elaeagrifolia). Yunanca aḥládi (=armut)  sözünden alınmıştır. Anadolu Yunancası sayılan Rumcada da aḥládi (=armut) kelimesi kullanılıyordu. ‘Armut’ karşılığındaki Yunanca aḥládi kelimesinin – İyice olgunlaşmadan yenilmesi güç olan ve vücutta şişkinlik yapması nedeniyle – Eski Yunanca aḥreios (=işe yaramaz, faydasız) sözünden kaynaklanmış olması mümkündür. Eski Yunanca aḥreios (=işe yaramaz, faydasız) sözünün, yine Eski Yunanca olan ḥreia (=yarar, fayda) ve ḥreó (=ihtiyaç) sözlerinin aynı dilde ‘a’ olumsuzluk ön ekini alarak türetildiği anlaşılmaktadır. Yunanca ágrio aḥladi (=yaban armudu, ahlat) kelimesi Farsçada gulabi-yê wehşi (=vahşi armut, yaban armudu, ahlat) olarak biliniyor. Farsçada gulabi kelimesi ‘armut’ karşılığındadır. Tacikçe nok (=armut) sözüne dayanılarak nok-i vahşi (=vahşi armut, yaban armudu, ahlat) sözü kullanılıyor. Özbekler ‘armut’a nok veya almurut diyor.

     Olabildiğine fazla çeşidi olan armudun bir çeşidi de ahlat olarak bildiğimiz ‘yaban armudu’dur. Dağlık yerlerde kendiliğinden yetişen meyvesi oldukça sert ve tamamen olgunlaşınca yenilebilen bir özelliğe sahiptir. Olgunlaşan meyvesinin tatlı olmakla birlikte buruk ve kekremsi bir tadı vardır. Kimi yörelerde meyvesinden reçel, marmelat ve pekmez yapılmaktadır. Bitlis’in Ahlat ilçesinin adı, ahlat meyvesine değil; Urartu’luların gök tanrısı olan Ḥaldi ismine dayanmaktadır.