Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content

 

 

 

 

 

 

 

 

Araba

9 Ocak 2021

      Yük ve insan taşıyan tekerlekli kara taşıtı. Araba sözcüğünün kökenine dair bir kısım dilbilimciler farklı görüşler öne sürmüşlerdir. Sir G. Clauson araba sözünün Arapça arrâde (=tekerlekli mancınık, savaş arabası) sözünün dönüşümünden geldiğini açıklamıştır. Egorov, araba kelimesinin Arapça arabāt şeklinden geldiğini iddia etmiştir. Arapça arabāt sözü aynı dildeki arâbe (=keçi ve koyunun memesine geçirilen torba) kelimesinin çoğuludur. Arabanın böyle bir sözden türemiş olabileceğini sanmıyorum. Gerhard Doerfer önceleri söz konusu kelimenin Farsçadan kaynaklandığını belirtmekle birlikte, sonraları Arapçadan Türkçeye geçtiğini savun muştur.

     Farsça araba (=vagon, çark, tekerlek, araba) sözünün başka dil gruplarından alınmadığını, Eski Aryen Dillere istinat ettiğini sanıyorum. Arabanın işlevine dair Avestaca rap– (=gitmek, hareket etmek) köküyle bağlantılı olarak Pehlevice rawad sözü görülmüştür. Kürtçe rev (=koşma, kaçma), revandın (=kaçırmak), revan/rewan (=gitme, yola koyulma) sözleriyle bir münasebetin olması mümkündür. Kürtçe rabûn (=kalkmak, harekete geçmek), rabe (=kalk, kalkan) kelimeleri de aynı kökle ilişkilidir.

     Bu sözlerin evveliyatında Hititçede a– ön harfiyle arā veya arāi (=kalkmak), ār ([çoğulu eruwen] varmak, ulaşmak) ile Hititçe pāi/păi (=gitmek) veya –pe (= göndermek) sözcükleri telaffuz ediliyordu. Tüm bu benzer sözlere rağmen araba kelimesinin Hititçede ‘ayrılış’ belirten arha (=uzağa, ileriye) sözüne istinaden, Hititçe arha pāi (=uzaklaştırmak, göndermek, uzağa ulaştırmak) sözüyle ilişkili olabileceğini sanıyorum. Bugünkü araba kelimesi Hititçe arha pāi sözünden miras kalmış olabilir. Hitit metinlerinden Hititlerin ve Urartuların hayvan gücüyle hareket eden bir kısım arabalar imal ettikleri tarihsel bulgularda görülüyor. O nedenle, araba sözünün Arapça veya diğer Semitik Dillerden değil, Yukarı Fırat bölgesindeki kadim kavimlerin dillerinde belirdiği kanısındayım. İlk Çağ dillerinin bir devamı olarak o bölgede konuşulan dillerde – yukarıda örneklediğim üzere – araba kelimesini oluşturabilecek bir kısım sözlerin mevcudiyeti dikkati çekmektedir. Kürtçede görülen erebe, ereve, erewe şekilleri Özbekçede ärävä, Uygurca harvu, Kırgızca ve Azerice araba ve Tatarca arba şekliyle yer etmiştir.