Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Asuman

28 Ocak 2020

     Gökyüzü, sema.  Aynı karşılıktaki Farsça âsmân sözünden gelmektedir. Genellikle bayan şahıs adı olarak kullanılmaktadır. Türkçede asuman şekliyle dile getirilen bu söz, Kürtçede azman veya ezman olarak ifade edilmektedir. Kazakça aspan, Kırgızca asman, Özbekçe àsmàn, Türkmence asmān ve Uygurca asman diye bilinmektedir. Bu sözün aslının devasalığı belirten az ya da azu sözüyle Eski Kürtçe ya da Medceye dayanmış olduğu kanısındayım. Bununla birlikte, Eski Farsça asman, ‘cennet’ demekti. Aynı söz Avesta ve Pehlevicede asman; Kürtçede asman, asimun, asmin, Afgancada asman, Beluççada azman diye de ifade edilmiştir. Zamanla İbraniceden kaynaklanan cennet sözü bu dillerde de yer etti.

     Asuman Eski İran inançlarında bir tanrı adı olarak anılmaktadır. Orta İran Dillerinden Pehlevicede de kullanılan âsmân ya da âsumân sözü ‘gök ya da gökyüzü’ diye biliniyordu. Asman’dan oluşan Farsça âsmândere (=samanyolu), âsmânseng (=gök taşı, meteor), âsmânsay (=gökdelen), âsmânger (=tanrı) sözleri ifade edilmektedir. Eski Asya inançlarında cennet gökyüzüyle özdeşleştirilmiştir. Mehdi’nin gökyüzüne çıktığı inancı aslında onun ‘cennete gidişi’ni belirtmektedir. Tanrı (<Çince tiengri ; tien: ‘gök’) gökyüzünde var sayıldığından, cennet de orada gösterilmiştir. Bu nedenle, bayan adı olarak verilen Asuman ya da Asman adının, ‘gök yüzü’ karşılığında olmanın ötesinde ‘cennet’ demek olduğu anlaşılmaktadır.