Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Aval

7 Mayıs 2020

     Şaşkın, bir şeyi ilk kez gören ve hayretle bakan. Aval kelimesi üzerine, sözlüklerde hem içerik hem de köken olarak yanlış tespitlerde bulunulmuştur. Bence, aval kelimesi Arapça awwal (=ilk, evvel) sözünden kaynaklanmış olmalıdır. Oysa, bir kısım sözlükler Kürtçeden geldiğini, bir kısmı da kökeninin belirsiz olduğunu öne sürmektedirler. Söz konusu sözlüklerde, aval karşılığında ‘aptal, bön’ gibi belirlemeler yapılmıştır. Aval (=şaşkın) olan aptal ve bön değildir. Herhangi bir şeye veya bir şeylere karşı şaşkınlık içindedir. Daha önce hiç görmediği, ilk kez karşılaştığı, görünce de şaşkınlık veya hayranlık içinde kalarak baktığından dolayı bu sözün kullanılmış olduğu kanısındayım. O nedenle, Türkçede aval aval veya aval aval bakmak deyimi kullanılmaktadır. Aval aval deyiminin asıl karşılığının ‘şaşkın şaşkın’ olduğu görüşündeyim. Kürtçe evel ve evil ile Türkçe evvel sözleri Arapça awwal (>evvel) kelimesinden bu dillere geçmiş olmalıdır. Bir atasözünde “evvel âr idi, şimdi kâr oldu” denilmektedir. ‘Önceleri ayıp sayılan bir davranış, şimdi herkesin davranışı haline geldi’ denilmek isteniyor.

     İslamiyetin Türkçe konuşan boylara sirayetiyle birlikte, Arapçadan Türkçeye kelimeler geçmiştir. Evvel sözü de bunlardandır. Uygurca avval, Özbekçe ävväl, Kazakça äveli, Kırgızca abal, Tatarca ve Başkırtça äväl, Azerice ävväl, Türkmence oval sözleri telaffuz ediliyor. Farsça  ve Tacikçe avval, Svahilice avval sözleri giderek Türkçeye yakın dillere intikal etmiştir.