Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Bağnaz

17 Ocak 2020

     Bir fikre ve bir inanca körü körüne bağlı olup farklı fikirlere tahammül etmeyen kimse. Sonraları uydurulan bu sözün Arapça asab (=sinir)’den kaynaklanan mutaassıb (=sinirli, hoşgörüsüz, kendi tarafını, inancını aşırı bir şekilde tutan, başka fikirlere ve inançlara saygı göstermeyen, yenilik düşmanı, fanatik) kelimesi karşılığında kullanıldığı anlaşılmaktadır.

     Andreas Tietze, bağnaz sözünün 1935 senesinden itibaren kullanılmaya başlandığını, bunun da Almanca Banause (=zevki selim sahibi olmayan kimse) sözünden Türkçeye geçtiğini öne sürmektedir. K. Steuerwald’ın sözlüğünde Banause kelimesinin mevcut olduğunu, bunun da Eski Yunanca bánausos (=esnaf adam, aşağı tabakadan kimse; ümmi, cahil) sözünden Almancaya geçtiğini F. Kluge’ye atfen Banause kelimesinin 1800 senesinde yayılmaya başlandığını belirtmektedir (Andreas Tietze, “Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugatı”, Simurg Yay., İstanbul 2002, s.262). Eski Yunancada bánausos sözü, özgün karşılığıyla ‘ateşle iş yapan, demirci’ demektir.

   Sevan Nişanyan, bağnaz sözünü Eski Türkçe bağ köküyle ilişkilendirmektedir. Oysa, Eski Türkçede böyle bir fiil köküyle karşılaşmadım. Bağnaz sözünün ilk olarak 1935 yılında Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan, 26 Eylül 1935’te satışa sunulan “Türkçeden Osmanlıcaya Cep Kılavuzu”nun 37. sayfasında yer aldığını gördüm. Bu kılavuzda, “Bağnaz=müteassıb” ve “Bağnazlık=Taassub=Fanatisme” şeklinde belirtilmektedir. Daha önce Ülkü (dergisi) tarafından yayımlanan ve tarihi belirtilmemiş olan “Osmanlıcadan Türkçeye Karşılıklar Kılavuzu”nda bağnaz sözü yer almamıştı. Ülkü, Şubat 1933’den itibaren yayımlanmaya başlamıştı. Bu açıdan bakılınca tarihi belirtilmeyen kılavuz 1933’de yayımlanmış olabilir. O halde, bağnaz sözü 1933’de henüz kullanılmamıştı. Bağnaz sözünün 1934 ya da 1935’de kullanıma sürüldüğünü sanıyorum.

     Türk Dil Kurumu Bilim Kurulu Üyesi olan Hatice Şirin, bağnaz sözünü Sevan Nişanyan’ın Eski Türkçede olmayan bağ sözcüğüyle ilişkilendirmesini eleştirmekle birlikte, “bağnazın, Türkçe bağ ve Almanca Banause sözcüklerinin birleştirilmesiyle elde edilmiş melez bir sözcük olma ihtimali çok yüksektir” demektedir (Hatice Şirin, “Dil Devrimi’nin Melez Sözcükleri ve ‘Bağnaz’ Üzerine”, Türk Dili, Mayıs 2019). Bana kalırsa, bağnaz sözü Almancadaki Banause (=cahil ve zevksiz; adi insan) sözünden esinlenilerek ona benzer ya da ona uydurulmuş bir sözdür. Türkçe bağ sözcüğüyle bir ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle de bağnaz sözünün melez bir yanı olamaz. Uydurulmakla birlikte, diğer bir kısım sözlerde olduğu gibi, Osmanlıca karşılıklarından daha kolay telaffuz edildiğinden tutunmuştur. Arapçadan gelen Osmanlıca bazı kelimelere göre, kullanım kolaylığı bulunduğundan tercih edilmiştir.