Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Betül

2 Mart 2020

       İbranice batul (=bakire) sözünden Arapçaya geçmiştir. Çok önceleri Ugaritçede tanrıça Anat’ın lakabı olarak Btlt şekliyle geçiyordu (İÖ.1200-1500 arası). “Lisanü’l-Arab”ın btl maddesinde, bakireliğin yanı sıra fiziki güzellik, manevi olgunluk ve iffetlilik de btl kök sözüne yükleniyor. Tevrat’ta betula (=bakire) ve bethulim sözleri geçiyor. Bu sözler İbranice btl köküyle bağlantılıdır. İbranice betula, ‘başak burcu’nu ifade ediyor.

     Zamanla bakireliği ifade eden btl kök sözcüğünün yerini bkr kök sözcüğü almış. Bununla birlikte, her iki kök sözcük bugüne dek kullanılagelmiştir. İbranice betula şekli Aramice ve Süryanicede btūla (=bekâr) ve bunun müennes şekli olan btūlta (=bakire) olarak yer almıştır. İbranicede ‘bakire’ karşılığında betillah ve betlah şeklindeki yazılışlarla da karşılaşmaktayız. Urducada beti, ‘kız çocuk’ karşılığındadır. İbranice b-t-l kökü Arapçada ba-ta-lam diye yer ediyor. Hıristiyanlıkla birlikte Hz. Meryem’e batul (=bakire)denilmiştir. İslamiyetten sonra, bir kısım kaynaklarca Hz. Fatma’nın da lakabı olduğu iddia edilmiştir.

     Bakirelik, ‘evde kalmışlığı’ da içerdiğinden ‘ev’ karşılığındaki Akadca bitu(m), İbranice bet, batim, bayt ve bayit sözleriyle bağlantılı olması olasıdır. Buna rağmen, somut veriler mevcut değildir. Botanikte ‘kayıngiller’ ve ‘gürgengiller’e Arapça betûliye denilmektedir. Fransızcada bétulinées diye belirtilmektedir. Türkçede Betül adı, yukarıda açıkladığım değişim sürecinin bir sonucudur ve yaygın şekilde bayan adı olarak tercih edilmektedir.