Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Bilal

   6 Ekim 2019

      Bilal adını Araplar Belal, İranlılar ise Balal şeklinde telaffuz etmektedirler. Başta Türk Dil Kurumunca yayımlanan “Türkçe Sözlük” olmak üzere Şemseddin Sami’nin “Kamus-ı Türkî”, Mütercim Ȃsım Efendi’nin “Burhân-ı Katı” ve Ahterî Mustafa Efendi’nin “Ahterî-i Kebir” sözlüklerinde bilal sözcüğüyle karşılaşmadım. Diğer bir kısım sözlüklerin yalnızca birkaçında bilal sözcüğü karşılığında Bilal-i Habeşi yazılmaktadır. Buna mukabil, Ferit Devellioğlu’nun “Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lûgat” adlı sözlüğünde “bilâl” sözcüğü karşılığında “bkz. Belâl” denilerek, “belâl” maddesinde şu açıklama yapılmaktadır: “su gibi ıslatan, ıslatış, ıslaklık”. Bir kısım şahıs (kişi) adları sözlüklerinde bilal karşılığında “süt ve su gibi sıvı şeyler” denilerek en az dört bin yıllık bir maziye sahip olan bu kelime -üzülerek belirteyim- sulandırılmaya gayret edilmiş gibidir. Her ne kadar, Bilal adının Farsçada olumsuzluk ön eki olan bi ile Arapçada ‘dilsiz’ karşılığındaki lâl birleştirilerek ‘dilsiz olmayan, konuşkan’ açıklaması akla gelse bile, söz konusu adın tarihin daha çok ötelerinden kaynaklandığı görüşündeyim.

     Bilal adının aslının Balal olduğunu, en önce İranlıların da Balal şeklinde ifade ettiklerini görmekteyim. Araplar bu adı çok önceki yüzyıllarda Balal ve sonrasında Belal olarak telaffuz etmişlerdir. Ünlü Suriyeli futbolcu Belal Abdüldaim, Bangladeş Bağımsızlık Savaşı’nın öncülerinden Belal Muhammed (1936-2013) gibi birçok kimse Belal adıyla bilinmektedirler. Buna mukabil, İranlıların Balal adı Kürtler ve Türklerce Bilal şeklinde dile getirilmiştir. Semitik Dillere Eski İran Dillerinden intikal ettiğini sandığım bu adın Arapçada balal (canlı, diri, ferah, temiz, akıcı) şekliyle yerleştiği anlaşılmaktadır. Eski Arapça balali (seslenmek, terennüm etmek, şarkı söylemek, şakımak) ve İbranice bālâl (şarkı söylemek) sözcüğüne istinaden Balali Habeşi (Habeş şarkıcı, Habeş seslendirici, Habeş hatip) lakabının verildiği kanısındayım. Arapça balabil (bülbüller) sözcüğünü de aynı etimolojik kökenle ilişkilendirmek mümkündür. Aynı dilde ball, balal, balil ve billa sözcükleri balali sözcüğü ile aynı karşılıklarda ifade edilmiştir. Kaynak:https://www.bilalaksoy.com/bilal-adinin-kokeni