Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Çuval

14 Şubat 2020

     Keçi kılı ipinden dokunan ve erzak taşımacılıkta kullanılan bir çeşit torba. Sonraları çuvallar başka iplerle de dokundu. Farsça cuvâl (=çuval, harar) sözünden Türkçeye geçmiştir. Farsçada cevâl ve covâl şekilleri de telaffuz edilmektedir. İranlılar, ‘insan bedeni’ne de Farsça cuvâl demişler. Çuval, Kürtçede çal ve kimi yörelerde çewal olarak dile getirilmektedir. Bengalce chālā (ok. çala), Tacikçe yuvol, Hintçe thaila (=çanta) ve Yunanca tsouváli (ok. çuvali) sözleri kullanılmaktadır. Çuval kelimesi, Mısır Arapçasına şuval, Suriye Arapçasına çvāl şeklinde yerleşmiştir.

     Çal sözünün Kürtçeden Farsçaya intikal etmiş olması mümkündür. ‘Çuval‘ın özgün şeklinin çal olduğunu sanıyorum. Çünkü, Kürtçede çal hem ‘çuval’ hem de ‘çukur, çukur yer; kuyu; içine bir şey gömülmüş olan çukur, define’ gibi karşılıklarda kullanılmaktadır. Çal, tarihte özgün olarak keçi kılından yapılmıştır. Bir kısım aşiret ve boy adlarında bile ‘keçi’ karşılığında bızın sözünün varlığı, bu yönde bir tespitte bulunmamızı desteklemektedir.

     Azerice ve Türkmencede çuval sözü telaffuz edilmektedir. Bununla birlikte, Kazakça, Kırgızca ve Özbekçede ‘çuval’ karşılığında kap sözü kullanılmaktadır. Ahmet Vefik Paşa, yazmış olduğu “Lehçe-i Osmanî” adlı Türkçe sözlüğünde çuval için “kıl örmesi çuldan gırâr ve torba gibi kap” demektedir. Paşa’nın gırâr dediği, kimi sözlüklere göre, Arapça ğarāre kelimesinden dönüşen, garar ve gagare olarak da telaffuz edilen kıldan yapılmış büyük çuvaldır. Kürtçede buna ğerar denilmektedir. TDK sözlüğünde bu söz harar şekliyle aktarılırken; Arapça ḥarar (çoğu kıldan dokunmuş, büyük çuval) kelimesinden geldiğine işaret edilmektedir.