Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors

 

 

Bilal Aksoy

Dam

15 Nisan 2020

     DAM (I)  Ev, mesken, konut. Köy evi. Toprak damlı mesken. Argoda ‘tutukevi’ni ifade etmektedir. Azerice dam ve Özbekçe tam diye bilinmektedir. Kazaklar mesken karşılığında şatır ve töbe sözlerinin yanı sıra tam sözünü de kullanmaktadırlar. Türkçedeki dam sözcüğü Zendce dam (=ev, ikametgâh, konut, mesken) sözcüğünden kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte Orta Çağ Türkçesindeki tam (=duvar, dam, kale) sözcüğü de aynı köktendir. Bu sözcükler Sanskritçe dāmah (=ev, konut, mesken) sözcüğüne dayanmaktadır. Omiros’ta dōmos (=ev, bina), Latince domus, Eski Slavca domu (=ev, mesken), Likçe tama (=ev, bina), Trakça dama (=yerleşim yeri, konut), Lidce tam (=inşa etmek), İrlandaca damh (=ev, mesken), Eski Yunanca damazo (=evlenmek) ve damar (=evli kadın), Anglo-Sakson Dillerde team (=bina, ev, konut), Ermenice tun (=ev) ve Hint-Avrupa Dilleri genelinde dam (=ev, mesken) sözcükleri bulunmaktadır. Bunlarla birlikte, sonraları Almanca Dom (=büyük mabet), Moğolca tama (=duvar), Rusça dóm (=ev), Fransızca dôme (=kubbe) ve domicile (=ev, mesken) sözleri kullanılmıştır.

     DAM (II) Dansta erkeğe eş olan kadın. Fransızca dame (dam: ‘hanım, bayan, kadın) sözcüğünden.