Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Danyal

12 Aralık 2019 

     Anadolu coğrafyasının başta Adana olmak üzere güney kesimlerinde karşılaşılan şahıs adlarındandır. Ukkaşe’den dönüşen Ökkeş Maraş’ta, Uzayr’dan dönüşen Özer Antakya yöre sinde ve Daniel’den dönüşen Danyal adı Adana yöresinde yoğunlaşmıştır. Danyal adı, Tevrat’ta (Daniel: I/6-8) sözü edilen Daniel adına dayanmaktadır. Tevrat’ın Daniel bölümünde Hz. Daniel’in Babil’deki serüvenleri anlatılmaktadır. “Kitab-ı Mukaddes”in bir başka yerinde başka bir Daniel’den söz edilmektedir (Hezeikel:14/14,20; 28/3). Her ikisini birbirine karıştırmamak gereklidir. Tarsus’ta bulunan bir kabir yerinin Daniel’e ait olduğu söylenmek tedir. Daniel’in bir türbesi Semerkant’tadır. Museviliğin İç Asya’ya dek yayıldığını biliyoruz. Söz gelimi, Sultan Alp Arslan’ın ailesi önceleri Yahudi idi. Dedesi Yahudilikten ayrılarak İslamiyete yönelmiştir.

    İncelediğim kadarıyla Daniel adı, çarpıtılarak birçok kimse tarafından farklı şekillerde yanlış olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Oysa, bana göre Daniel adı ‘Tanrı’nın hükmü/Tanrı’nın emri’ karşılığında ifade edilmiştir. Bir diğer ifadeyle ‘Allah’ın emri’ demektir. ‘Tanrı’nın temiz varlığı’ karşılığında da belirtebiliriz. Çünkü, İbranicede son paragrafta açıklayacağım üzere, ‘temiz, ak, saf’ olanla ‘ilahi hüküm’ aynı kökene dayanan sözlerdir. Bu adın doğarken mi verildiği ya da sonraları bir lakap mı olduğu henüz belirsizdir. Büyük bir olasılıkla, yeni doğan çocuk aileye Tanrı’nın bir lütfu olarak algılanmış ve bu nedenle ‘Tanrı emri’ karşılığında Daniel denilmiştir.  Babil’de muhacir olarak kaldıkları sürece kendisine başka lakaplar verilmişti. İÖ. VI. yüzyılda Babil sarayında yaşamış bir Yahudi peygamberi olarak görülmektedir (Tevrat, Daniel 1/3-7). Ahd-i Atik diye bildiğimiz Tevrat’ta Daniel ile ilgili olarak şu cümle de dikkatimizi çekmektedir: “Ve Dariusun kırallığında ve Farslı Koreş’in kırallığında, bu Danielin işleri iyi gitti” (Daniel:6/28).

    Danyal adını İbranice dâni’ēl, dâniyāl sözlerine bağlayıp bunları da “Tanrı benim yardımcımdır” karşılığında açıklayan görüşlerle de karşılaşmaktayız (Bkz. Cem Dilçin, “Adlar Sözlüğü”, T. İş Bank. Yay., İstanbul 2014, s.95). Danyal adının karşılığını yanlış belirten bu ve buna benzer  açıklamalara katılmıyorum.

    Daniel adının ‘Tanrı’nın lütfu’ olduğunu açıklamam din sözcüğünün etimolojik kökeniyle bağlantılıdır. Bana göre, Daniel adındaki dan ön eki Akkadca dinu (yasa, yargı, hüküm, lütuf, emir), Avesta ve Zendce daena, Pehlevice ve Partça dēn, Aramice ve İbranice daino (hüküm sahibi), Soğdca dön (=din, mezhep) ile İbranice dan (=ilahi hüküm, lütuf) sözleriyle bağlantılı olsa gerektir. Bu tespitlerim sonucunda Daniel adının yukarıda açıkladığım şekilde karşılığının olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca, D.B. Macdonald; Doğu bilimcilerce yazılıp hazırlanmış olan İslam Ansiklopedisinde, din kelimesinin birkaç karşılığından birinin de ‘hüküm’ olduğunu açıklamaktadır (Bkz. D.B. Macdonald, “Din” md. İslam Ansiklopedisi Leiden tabı).

    Sumerce dan (=temiz, emin, ak, katkısız, saf) kelimesinin; İbranice dyn (=temizlemek) köküyle bağlantılı olan yine İbranice dan (=ilahi hüküm, lütuf) sözüne yol açmış olduğunu sanıyorum. Danyal adına yol açan Daniel adının, yukarıda belirttiğim Sumerce dan sözcüğüne uzanan bir maziye sahip olduğu sonucuna varıyorum. Daniel adını filolojik ve tarihsel açılardan irdelemeden, bu konuda var olan şaibeli bilgilerle yetinmenin, insanı ne denli yanlışlara sürük leyeceği görülmektedir. Daniel adındaki el son eki İbranicede ‘Tanrı’yı ifade etmektedir. Bu söz, Akkadca ilum (=Tanrı, ilah) sözüyle bağlantılıdır. İbranice el sözü Arapçada il şekliyle bilinmektedir: İbranice Gabriel (> Arapça Cebrail), İbranice Mikhael (>Arapça Mikail), İbranice Samuel (>Arapça İsmail), İbranice Azrael (>Arapça Azrail) gibi.