Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Dede

23 Mart 2020

     Babanın ya da ananın babası, büyük baba; Tasavvuf pirleri, Ehl-i Hak önderleri, Mevlevilik, Bektaşilik ve bilumum Alevi mürşitleri. Ayrıca, Bektaşilik ocaklarında en büyük başkanlara dede-baba denilmektedir. Bir ailenin baba ötesindeki tüm ataları ile çok yaşlı kimseler dede olarak görülmüştür. Anadolu coğrafyası dedelerin makamlarıyla doludur.

     Kaşgarlı Mahmud, dede sözünü ‘baba’ karşılığında belirtmiş. Türkçedeki dede sözü Eski Aryen Dillere istinat etmektedir. Sanskritçe tataḥ/tata (=baba, ata) ve tatamahaḥ (=dede, büyük baba), Latince tata (=dede, baba); Rusça dada (=amca), ded/deduşka (=dede), Omiros‘ta tétta (=baba, dede) Ermenice dad (=baba, dede), Arnavutça Tate (=baba), Lehce tata (=dede, baba), Hintçe dada (=dede), Bengalce dadu (=dede), Pencapça dada (=dede) sözleri Hint-Avrupa Dillerine özgü oluşuna işaret etmektedir. Ayrıca, Bulgarca dyado ve Ukraynaca did, Galce taid, İspanyolca tata, Romence tataie, İngilizce granddad sözleri de ‘dede, büyük baba’ karşılığındadır. İngilizcede çocuk ifadesiyle dad (ded: ‘baba’) ve daddy (dedi: ‘baba, babacığım’) sözleri de bu açıdan örneklenebilir.

     Uygurca dada (=baba, amca) dışında Türkçeye yakın dillerde dede sözü kullanılmamaktadır. Bizans İmparatorluğu’nda imparator çocuklarının mürebbileri tatas unvanıyla anılıyorlardı. Tüm bu dede ve benzeri sözlerin ana kaynağı, bana göre Sumerce ad.da.da (=dede) sözüdür.