Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Dere

17 Eylül 2019

     Küçük Akarsulara ya da suyu yazın kuruyan küçük vadi yerlerine dere denilmektedir. İçinde birçok derelerin aktığı bir coğrafyada bulunuyoruz. Orta Farsça dara (dere, vadi) sözcüğü Eski İran Dillerinden ve Kürtlerin eski dillerinden Zendce ve Avestacadaki darena (dere, vadi) kelimesi zamanla Orta Farsça dara sözüne yerini bırakmıştır. Eski Farsçadaki dar (kapı) sözcüğü de aynı kökten türemiştir. Çağdaş Farsçada der (kapı) olarak bilinmektedir. Sanskritçe darâ (vadi, çatlak, yarık, çukur, mağara) temel ve eski bir sözcüktür. Çağdaş Farsçada da dere sözcüğü bilinmektedir.

     Bir kısım Batı Dillerindeki vadi karşılığındaki sözcükler bizim telaffuz ettiğimiz dere, dara sözcükleriyle bağlantılı olması olasıdır. İngilizce dale ve Almanca thal ‘vadi’ karşılığında bilinmektedir. Fransızca vallée, Latince vallis, İspanyolca valle, İtalyanca vallàta ile valle, ‘vadi’ karşılığındadır. Peştuca dere (vadi), Eski Farsça darya (deniz, büyük göl, büyük ırmak) kelimesiyle aynı kökten türemiş olmalıdır. İsveççe dal, Lüksemburgca dall, Norveççe dalen; Hırvatça, Slovence ve Lehçe dolina, Slovakça údoline ‘vadi ve dere’ karşılığında dile getirilmişlerdir. Bu sözcükler de, dere sözcüğüyle aynı kökten türemişlerdir. Kürtçe dal (vadi) sözcüğü de aynı kökenden kaynaklanmaktadır.