Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Derya

12 Şubat 2020

     Deniz, büyük nehir. Derya, Türkçede yaygın olarak bayan adı olarak kullanılmaktadır. Avestaca zrayah– (=deniz), Pehlevice daryap, Eski Farsça jrayah, Kürtçe deryā, Afganca daryāb, Beluçça daryā sözleri aynı karşılıkta kullanılmıştır. Farsça deryâ (=deniz) sözü İran ülkesinde amirallik rütbelerinde de bulunmaktadır. Deryâbeyg (=amiral), deryâdâr (=tuğamiral), deryâbân (=tümamiral), deryâsâlâr (=koramiral), deryâbad (=oramiral) gibi. Farsça deryâçe (=göl, gölet), deryâbâr (=liman şehri), deryâneverd (=denizci) örneklerini çoğaltılabilir. Tacikçe dari ya da bahri sözleri ‘deniz’i ifade etmektedir.

Derya sözünü İrani Dillerden alan Türkçede bu söz ‘deniz, bilgili kimse ve bir şeyin bol olduğu yer’ karşılığında ifade edilmektedir. “Kul Mustafa eydür coştum/Aşkın deryasına düştüm” dizelerinde de olduğu üzere, bir şeyin deryası o şeyin fazlalığına delalet etmektedir. Fasçadan Osmanlıcaya geçen deyâ-keş (=çok içen, devamlı sarhoş), deryâ-dil (=gönlü engin olan, hoşgörülü, anlayışlı), deryâ-bend (=liman) ve benzeri sözler biliniyordu. Benzer sözler Kürtçede de mevcuttur: Deryavan (=denizci), deryanas (=deniz bilgini), deryavanî (=denizcilik) gibi. Urduca bahr, Arapça bahr (=deniz) sözünden alınmıştır. Türkçeyle akraba dillerde derya sözü yerine deniz, teniz, dengiz ve dingiz sözleri kullanılmaktadır.