Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Devlet

1 Haziran 2020

      Servet, birikim, sermaye, mal mülk. Belirli bir coğrafyada ortak kanunlara dayalı olarak bir veya birden çok milletlerin oluşturduğu siyasi birlik. Dünyanın büyük devletlerinin ilk sıralarında yer alan Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Almanya Federal Cumhuriyeti ve Birleşik Krallık gibi devletler aynı zamanda dünya ölçeğinde gücü yani küresel devleti elinde bulundurmaktadırlar. Mütercim Asım Efendi, XV. yüzyıl dil bilimcilerinden Firuzabadî’nin Arapça sözlüğünden yaptığı çeviriye göre, “devlet” (ed-devle/t) kavramını zamanın başkalaşımı, malın sürekli el değiştirerek başkalarının da eline geçmesi, kuş kursağı oluşu, devenin ağzından çıkan kızıl dağarcık oluşu, azık çantası oluşu, karnın bir tarafının sarkması ve bir nesnenin elden ele geçerek aktarılması olarak açıklamaktadır. O halde, Arapçadaki özgün karşılığıyla devlet, servetin tek elde veya bir kısım insanların elinde birikmemesi olarak açıklanmaktadır.

     Halbuki, günümüzün birçok devlet kurumlarında görülen tabloya bakıldığında, servetin belirli ellerde biriktirilmesi, birilerinin diğerlerine göre yüz katı maaş farkı, milyonlarca ser sefil insandan oluşan yurttaşlar, hukuk ve adaletin göz ardı edilişi, milletin kanını emen türedi asalakların mevcudiyeti, yalanlara dayalı kara propagandayla beyinlerin bloke edilişi, namuslu ve şerefli insanların bir köşeye itilişleri, kamuda liyakatin tasfiye edilişi, kültürün ve kültürel faaliyetlerin yadırganışı dikkati çeken edimlerdir. Bunlara medyadaki ifrata varan tarafgirlik ve objektif habercilikten uzak yorumculuk da eklenince devlet kavramına zıt gelişmeler nedeniyle karamsar bir yurttaş profiline yol açılmaktadır. Bu tür devlet yapılanmalarının Asya, Afrika ve Latin Amerika’da yoğunlaştıkları görülmektedir.

     Arapça ‘devlet’ kelimesi karşılığında Türkçe bir kelime bulunmamaktadır. Uygurcada kullanılan uluş kelimesi ‘devlet’i değil ülke’yi ifade etmiştir. Sonradan uluş karşılığına çevirmenlerce ‘devlet’ sözü de eklenmiştir. Bir kısım dillerde ‘devlet’ karşılığında kullanılan stat, ştad, state ve etat gibi sözler ‘durum, duruş; durmakta oluş’u dile getirmektedir. Latince status sözü de ‘duruş, vaziyet’ ve ‘devlet’ oluşu üstlenmektedir. Oysa, devlet kavramının özünde değişkenlik, servetin elden ele geçişi, sürekli devinim, reform, dönüşüm ve benzerleri mevcuttur.

     Devlet kavramının Akadca dâlum (=çalkalamak, gezmek, dolaşmak) sözünden kaynaklanmış olabileceğini sanmıyorum. Ayrıca, Eski Semitik Dillerde de devlet kavramı bulunmuyordu. ‘Mal’, ‘mülk’, ‘servet’ veya ‘sermaye’ karşılığındaki devlet sözü zamanla kurumsallaşmış yapıların adı olmuştur. Bu kurumsallaşmış yapıların devlet adıyla anılması Abbasiler sonrasında giderek yoğunlaşmaktadır. Arapça dewle ve Farsçada devlet şekli görülmektedir. Kürtçede dewlet ve Türkçede devlet şeklinde telaffuz edilmektedir. Kürtçede dewl (=kuyudan su çekme kovası), dewlemend (=zengin), dewlik (=su kabı) ve dewletî (=devlete ait, aziz) gibi sözlerin varlığı nedeniyle Arapçadaki devlet sözünün Kürtçeden geçmiş olabileceği varsayımına yol açmaktadır.