Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Dua

1 Haziran 2020

     Tanrı’dan yardım istemek ve bu maksatla söylenen sözler ile yazılı metinler. Mevcut sözlükler, dua sözünü Arapça du’ā kelimesine bağlamaktadırlar. Arapça du’ā, ‘çağırmak’ karşılığında kullanılmıştır. Bu bağlamda dua, Arapça davet sözüyle ilişkili sayılmaktadır. İnsanın insan olma süreci sonrasından itibaren bir güce sığınma ihtiyacı her zaman söz konusu olmuştur. Somut veya soyut üstün güçlere sığınma, onlardan himaye görme dilekleri dualarla dile getirilmiştir. Bu nedenle dua, Sumerlilerden bu yana bilinen bir uygulamadır.

     Sumercede ‘dua, niyaz, rica, temenni, dilek ve yalvarma’ karşılığında zu-a sözü kullanılıyordu. Sumercede kısaca zu kök sözcüğü de ‘dua’yı ifade ediyordu. Sonraları Akadlılar šu kök sözcüğü ile ‘dua’yı belirttiler. Aslında Sumerliler de zu veya zu-a sözünü kimi zaman šu şekliyle de telaffuz etmişlerdir. Eski Mısırlıların dili olan Kıpticede dua sözü ‘seslenmek, bağırmak, haykırmak’ diye biliniyordu. Ezan okunması, dua edilmesi Eski Mısırlılarca da uygulanıyordu. Tarihin bir döneminde sesli okunan dualar, İslamiyetle birlikte hafif sesle okunması buyrulmuştur. Bu nedenle, İslamiyet ezanın da belli bir ses tonunda okunmasını uygun görerek, herhangi bir cihazla ve sesin yükseltilerek okunmasını men etmiştir. Bkz. Ezan.

     Sumerlilerden, Eski Mısırlılara ve onlardan da diğer Semitik halklara dua kelimesinin yayıldığını belirlemekteyim. Öyleki Eski Mısır Dili olarak bilinen Kıpticede tu kök sözcüğü ‘konuşmak, seslenmek’ diye biliniyordu. Eski Yunanca dáo (=öğretmek) sözüyle de bir münasebetin olduğu akla gelebilir. Eski Yunanca déisis (=dilek, rica) sözü aynı dildeki dei (=gerekir, icap eder) sözüyle bağlantılıdır. Eski Yunanca bu sözlerin yukarıda aktardığım Sumerce zu-a, Kıptice dua ve Arapçada dua şekliyle ilişkilidir. Farsça dua, Kürtçe dūa ve Türkçede dua olarak yerleşmiştir. Çince qi dao (=dua etmek) ve dāogào (=dua, namaz), Urduca ve Tacikçe dua, Endonezce doa; Azerice duā, Uygurca dua veya duğa, Özbekçe duà, Tatarca doğa, Türkmence doğā, Kırgızca duba, Kazakça bata veya duğa şeklinde telaffuz ediliyor.