Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Düşman

19 Eylül 2019

     Birine veya bir kesime karşı nefret duyguları ve kötülük yapma isteği taşıyan. Düşman sözcüğü kimi durumlarda mecaz karşılığıyla ifade edilmektedir: aşırı yemek yiyen kimseye ‘yemek düşmanı’ denilmesi gibi. Oysa, Pehlevice duşmen sözünün aynı dildeki duş ön eki aynı zamanda ‘hasta’ karşılığına da sahiptir. Türkçede yer alan düşman sözcüğü Farsça duşman (=hasım) kelimesinden intikal ettiği söylenmektedir. Bu kelimenin özgün şekilleri dıjmen, dıjman, dıjmın’dır. Kürtçe dıjmın şekli, düşman sözcüğünün özgün bir şeklidir. Kürtçe dıj ve Farsça dij kök kelimesi ‘kötü, çirkin, karşı, rakip’ diye bilinmektedir. Bu bağlamda, Kürtçe dıjwar (=yavuz, sert, şiddetli) ve dıjraber (=karşıt, zıt) kelimeleri mevcuttur. Böylece dıjmen (=rakip ve karşı; kötülük sahibi olan) sözcüğünden zamanla düşman şekline dönüşmüştür. Bununla birlikte, düşman sözünün İlk Çağda Kuzeybatı İran coğrafyasında bilinen Avesta Dilindeki duşmainyu kelimesiyle de bağlantılı olduğu anlaşılmaktadır. Bugün İrani Dillerde kullanılan aynı karşılıktaki sözlere yol açmıştır.   Farsçada yirmi dolayında dij ön ekli kelimelerle karşılaşmaktayım. Nitekim, bir kısım dillerde buna benzer şekilleri görülmektedir. Hintçe, Farsça, Tacikçe, Özbekçe, Kırgızca duşman; Türkmence duşmān, Peştuca dejmen, Pencapça duśamana, Ermenice t’şnami; Azerice, Urduca, Uygurca ve Sindhice düşmen denilmektedir.  Bununla birlikte, Pehlevice duş (=fena, kötü, hasta) kelimesinin Kürtçe dıj‘ın yerine geçerek  aynı dilde duşmen sözünde rol almış olabilir.

     Farsçada duj/dij (=öfke, kötü, çirkin, murdar), dijem (=ekşi yüzlü, kaygılı), dijen (=tadı sert ve keskin olan), dijend (=hışımlı), dijvend (=fâsık, kötü mezhepli) ve dejvâh (=kabalık, sertlik) kelimeleri bilinmektedir. Farsça dijmân, dijvân ve duşman, Türkçe ve akraba dillerinde düşman ve benzeri sözlerdir. Başkırtça ve Tatarca doşman sözlerini de bunlara ekliyoruz. Eski Türkler ‘düşman’ karşılığında yav, yavu, yağı, yağu gibi sözcükler kullandılar. Türkçedeki yavuz sözcüğü de Eski Türkçe yav kökünden türetilerek ‘kötü adam’ karşılığında telaffuz edilmiştir. Sonraları bu lakaba daha ‘münasip’ karşılıklar aranmıştır. Bulgarca tuşman, Kazan Tatarcasında doşman ya da tuşman, Çuvaşça tâšman, Karaimce dušmen, Kumukça tuşman şekilleri görülmektedir. ‘Düşman’ karşılığındaki bu sözlerin İranî menşeye ait oldukları anlaşılmaktadır.