Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Elvan

23 Şubat 2020

     Renkler, rengarenk, türlü renklerde. Arapça levn (<al-lawn=renk) sözünün çoğulu elvan, Farsçada da elvan diye bilinmektedir. Türkçeye de Farsça üzerinden geçmiştir. Elvan sözü, bayan adı olarak da kullanılmaktadır. Türk halk müziğinde “Dert bir değil elvan elvan” ya da “Elvan çiçekleri takma başına” dizeleriyle bilinen türkülerin nağmeleri oldukça yaygındır.

    Osmanlıca levn (=boya, renk), Arapçadan alınmıştı. Osmanlıcada ‘nevi, çeşit, beniz, yüzün rengi’ karşılığında da biliniyordu. Mütemâsil-ül-levn (=iki yüzü aynı renkte olan sayfa) ve adem-i temyîz-i levn (=renk körlüğü) sözleri de telaffuz ediliyordu. Levnî (=renkle ilgili) sözüyle, şahıs adı olarak da karşılaşılıyordu. XVIII. yüzyılda yaşamış olan ünlü minyatürcü Edirneli Levnî’yi bu açıdan örnekleyebiliriz.

      Elvan cam, ‘gözlem araçlarında ışığın şiddetini azaltan renkli cam’; elvan şeker, ‘renkli şeker’; elvan kâğıt, ‘renkli kâğıt’ ve elvan elvan, ‘renk renk, çeşit çeşit’ diye bilinmektedir