Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors

 

 

Bilal Aksoy

Endişe

27 Kasım 2020

     Düşünce, kaygı, vesvese, keder. Farsça endîşe (=düşünce, vesvese) sözcüğünden aktarıldığı görülüyor. Farsça endîşe ise Pehlevice handēšidan (=düşünmek, yansıtmak) yükleminden kaynaklanmıştır. Pehlevice aynı yüklemindeki handēš- düşünmeyi, yansıtmayı, kaygısal düşünmeyi dile getirmiş. Pehlevice handēšidār (=düşünceli, kaygılı) ise endişe sözcüğüne yol açmıştır. Farsça endîş ‘düşünen’ karşılığındadır. Farsça endîşe-kâr (=endişeli, düşünceli), bed-endîş (=kötü düşünen), dûr-endîş (=uzak görüşlü, derin düşünceli), endîşe-i ferdâ (=gelecek kaygısı) ve benzeri sözler dile getiriliyor. Ayrıca, Farsçada endîşi (=düşünüş) son ekiyle de bir kısım sözler türetilmiştir: Dûr-endîşî (=her şeyi önceden düşünüş), âkıbet-endîşî (=sonunu düşünüş) gibi. Kaşgarlı’nın sözünü ettiği endik (=şaşkın) sözcüğünün yukarıda aktardığım Pehlevice sözlerle bağlantılı olduğu anlaşılmaktadır. Endişe sözcüğünün karşılığında Kürtçede başka sözcükler kullanılmakla birlikte endîşe sözcüğü de telaffuz ediliyor. Bu bağlamda, aynı dilde endîşe kırın (=endişe etmek, endişelenmek) yüklemi ifade edilmektedir. Türkçede endişeli, endişelenmek, endişe etmek, endişe eylemek, endişe duymak, endişeye kapılmak sözleri kullanılıyor. Endişe sözcüğü Türkçeye yakın dillere Farsça üzerinden aktarılmıştır. Bu nedenle Türkmence, Azerice, Özbekçe ve Uygurcada endişe sözcüğü telaffuz ediliyor. “Evi rüzgâr gibi bir sır gezdi/ Herkes endîşeli bir şey sezdi” (Yahya Kemal).