Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Gırtlak

30 Nisan 2020

     Soluk borusunun üst kısmı, imik, hançere. Gırtlak sözünün Slav Dillerden Türkçeye geçtiğini sanıyorum. Sırpça gırk veya grkljan; Boşnakça, Hırvatça, Sırpça grkljan, Çekçe ḥrtan, Beyaz Rusça hartan, Lehçe gartlo, Rusça górtan, Bulgarca grŭkljan sözleri ‘gırtlak’ demektir. Ermenice kokord (=boğaz) ve ḥrçak (=gırtlak) sözlerini de bunlara ekliyorum. Litvanca gerklos (=gırtlak), Slovence hırdlo ya da kırtan (=gırtlak), sözünün yanı sıra, kimi tespitlerde Sanskritçe gırnah (=yutulmuş) sözü de gırtlak kelimesiyle ilişkilendirmektedir. Fakat Hititçe ḥuḥurti (=boğaz, gırtlak) sözünü de yabana atmamak gerekir. Bu açıdan tarihin gerilerine dayanan gırt köküyle ilgili sözler vardır. Kürtçe ḥırtıḳ (=gırtlak) ile Hititçe ḥuḥurti (=gırtlak) sözlerinin birbiriyle bağlantılı oldukları görülmektedir. Güney Kürtçesinde bu söz qırtık şekliyle telaffuz edilmektedir. Azericede gırtlag veya qırtlaq şekliyle bilinmektedir. Kaşgarlı Mahmud’un sözlüğünde gırtlak veya kırtlak sözleri bulunmamaktadır.

   Bu tarihsel bağlantılardan naklen Uygurca gekirdäk, Özbekçe ḥikıldäk, Kırgızca kekirtek sözleri ‘gırtlak’ karşılığında ifade edilmektedir. Türkmence kekürdevük kelimesi ise ‘kıkırdak’ karşılığındadır. Tacikçe gardan, Kürtçe ve Farsça gerdan sözlerinin Rusça gardan (=boyun, gırtlak) sözüyle bağlantılı olduğu anlaşılmaktadır.