Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content

 

 

 

 

 

 

 

 

Hünkâr

25 Nisan 2021

     Egemen, hükümdar. Ḥudāvendigâr sözünden kısaltma olduğu sanılıyor. Farsça Ḥudā (=Tanrı) sözüne mülkiyet ve benzerlik ifade eden -vend ekinin eklenmesiyle kullanılan Ḥudāvend sözünün Gazneliler tarafından da kullanıldığı belirlenmektedir. Osmanlıların ilk padişahlarından Orhan Bey için Ḥundgâr unvanının kullanıldığı görülüyor. I. Murād’ın unvanı ise Hudāvendigâr idi. Bir kısım belgelerde I.Murād’a Gazi Hūndgār da denilmiş. Ḥudāvend sözü ‘egemen olan’ demektir. Ḥuda hem ‘Tanrı’ hem de ‘egemen’ oluşu ifade ediyor. Ḥundgâr’dan Ḥunkâr şekline varılmış, bu şekilden Türkçeye uyarlanarak hünkâr denilmiş olmalıdır. Hünkâr sözü Osmanlılarca eski İranî bir unvan olan Key (=hükümdar) sözü yerine geçmiştir. Selçuklular Key unvanını kullanıyorlardı: Keykavus, Keyhusrev, Keykubad gibi. Selçuklu da Osmanlı da birer İranî devletti. İran halklarının kültürleri saraylarında egemendi. Hünkâr kelimesinin hunhar sözüyle karıştırmaması gerektiği görülüyor. Birinde egemenlik diğerinde kıyıcılık veya kan dökücülük mevcuttur.

     Zamanla Ḥudāvend sözüne fāillik ve nisbet belirten Farsça -gâr son eki eklenerek türetilen Ḥudāvendigâr sözü ‘Tanrı, efendi, egemen, sultan, Key, sahip, āmir; saltanat sahibi, hükümdar olan’ karşılıklarında dile getirilmiştir. Ḥudā sözü Avestaca Ḥadata kelimesinden gelmektedir. Pehlevicede Ḥutāi, Kürtçede Ḥadê biçimindedir. Bu sözlerin Tanrı karşılığında telaffuz edildiği anlaşılıyor. Mevlānā Celaleddin’e Molla Hünkâr; tasavvuf ehlinin bir diğer önderine Hünkâr Hacı Bekdaş-ı Velî deniliyor.  Hünkârım hitabı ‘azizim, üstadım, kutsalım’ karşılığında bir saygı unvanı olarak dile getirilmiştir.