Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Hürriyet

24 Ocak 2021

     Başkasının emir ve komutası altında bulunmamak. Arapça ḥurriyet sözünden gelmektedir. Bu söz de aynı dildeki ḥurr (=imtiyazlı, ayrıcalıklı) kök sözcüğüne istinat etmektedir. Etimolojik açıdan hürriyet kelimesi bugünkü ‘siyasal özgürlük’ karşılığında değildi. 1505 yılında yazılan Arapça-İspanyolca bir sözlükte Arapça ḥurr sözcüğü ‘imyazlı, ayrıcalıklı’ karşılığıyla belirtilmiştir. Hürriyet kelimesinin ‘siyasal özgürlük’ karşılığında ilk belirtilişi 1798’de Mısır’a gelen ve 1 Temmuz 1798’de İskenderiye’yi zapt eden Korsikalı General Napoléon Buonapart’ın bildirgesinde görülmektedir (“Ta’rikh Muddat al-Francis bi-Mısr” ed. ve çev. S. Morch, Leiden 1975, s.40). 1802 yılında yayımlanan Fransızca-Arapça sözcüklere ilişkin yapılan bir çalışmada Arapça ḥurriya sözünün liberte karşılığında yazıldığı görülüyor.

    Osmanlının son dönem yazarları Batı’daki liberte kavramı karşılığında önceleri serbestlik terimini kullanmışlar. Çünkü Bernard Lewis’in de dediği gibi söz konusu Osmanlı aydınları liberte kelimesi yerine, İslam Hukukunda bulunan ve köleliğin karşıtı bir kavram olan ḥurr ve ḥurriyet terimlerini kullanmamayı tercih etmişlerdir (Bernard Lewis, “İslâm’ın Siyasal Söylemi” çev. Ünsal Oskay, Cep ktp, 2. bs, İstanbul 1997, s.130).

    Bir görüşe göre Hürriyet kelimesi Arapça harar (harāre) yüklemiyle bağlantılıdır. Arapça hurr (=köle olmayan, üstün, ayrıcalıklı) sözü bu yüklemle açıklanmıştır Ayrıca, Aramice her, İbranice hor ve Süryanice ḥeruta kelimeleri de aynı kökle ilişkilendirilmiştir (Mustafa Çağrıcı, “Hürriyet”, Diyanet İslam Ans, C.18, s.502). Bununla birlikte, bu kelimelerin h ile değil ile başladığı anlaşıl maktadır. Ahterî Mustafa Efendi sözlüğünde Arapça hûrâ sözcüğünü ‘devenin mecnun olması’ diye açıklıyor. Bu sözcüğün Hürriyet kavramıyla ilişkisinden emin değilim. Arapçada hurr sözcüğüne istinaden aynı dilde tahrir (=köleyi hürriyetine kavuşturmak) ve muharrer (=kölenin özgürleştirilmesi) gibi birtakım kavramlar telaffuz edilmektedir. Akadca harāra (=itiraz, tartışma) kelimesiyle ilişkisi belirsizdir.

    Sumerce gir (=asilzade, soylu) ile Kürtçe gir (=büyük, iri, kocaman; önde gelen), giram (=saygı, hürmet), giramî (=saygınlık, hürmet, ihtiram) ve giran (=değerli) kelimelerinin ortak bir maziye dayandığı görülüyor. Bir zamanlar Arapça ḥurriyet sözü yerine Farsça serbestî (=kendi iradesiyle davranan, kimseye bağımlı olmayan) kelimesi kullanıldı. Hâlbuki Farsça azad, Arapça ḥurr sözcüğüne daha uygun olmalıdır. İbranice ḥuruşah (=ayrıcalık, izin, imtiyaz) ve ḥuyrot (=hürriyet, özgürlük) ile Arapça ḥurrîyah sözleri birbiriyle ilişkilidir. “Burhân-ı Katı” adlı sözlükte Pehlevice hir sözcüğünün “refah, rahat ve hoş-hâlî” demek olduğu belirtilmiştir. İçeriksel açıdan altı çizili sözlerin ortak bir yanları olmalıdır. Hürriyet sözü, kadın adlarından biridir.