Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content

 

 

 

 

 

 

 

 

İpek

22 Şubat 2021

     İpek böceği kozaları çözülerek çıkarılan pek ve parlak tel. Bu tellerin dokunmasıyla ibrişim elde edilir. İbrişim sözü Farsça ebrişim (=ipek) kelimesinden kaynaklanmıştır. Osmanlılar ipeğe harir diyordu. Harir sözü Arapçada ipeğe verilen isimdir. Harir sözünün yanı sıra Farsçadan gelen ibrişim sözü de Osmanlılarda kullanılmıştır. İpeğin ana vatanı Çin olarak bilinmektedir. Tarihi İpek Yolu Çin ülkesini Batıya bağlayan yoldur. Bu yol Çin’den Afganistan ve İran yoluyla Küçük Asya’daki Antakya’ya varırdı. Aynı yolun bir kolu da Baktriya üzerinden Hindistan’a varırdı. İpek Yolu’nda yalnız ipek taşımacılığı değil inanç ve kültür taşımacılığı da yapılmıştır.

    Türkler ilk önceleri ‘ipek kumaş’ına agı dediler. Orhon Yazıtları’nda agı sözcüğü yer alıyor. Zamanla Orta Çağın ortalarında agı sözcüğünü terk eden Türkler ipek veya ipekli kumaşa barçın demeye başladı. Yusuf Has Hacib “Kutadgu Bilig”te ‘ipekli kumaş’ için barçın sözünü kullanıyor. Kaşgarlı Mahmud da barçın (=ipekli kumaş) kelimesini aktarmış. Barçın sözü bir olasılıkla ‘Çin yükü’ (=bar-ı Çin) demek olabilir. O zamanlar hem bu kaynaklarda hem de başka bir metinde ipek veya yipek gibi adlarla karşılaşılmamıştır. Hem Deylemilerde hem de Kürtlerde İpeg sözü biliniyordu ve yaygın olarak kadın adları arasında İpeg oldukça fazla görülüyordu. Bugün de Kürt coğrafyasının başta Dersim ve Harput yöreleri olmak üzere bir kısım yerlerinde İpeg adıyla oldukça fazla karşılaşılmaktadır.

    Çok önceleri agı sonra da barcın kelimesini telaffuz eden Türkler nasıl oldu da ansızın ipek sözünü kullanıverdiler. M. Räsänen günümüz Türkçesindeki ipek sözünün ip ve küçültme eki olan –ek sözcüklerinden oluştuğu kanısındadır. Ancak bu sava temkinli yaklaşıyorum. Eğer öyle olsaydı Türkler daha önceleri neden bu basit sözcüğü kullanmadılar? Oysa, Kıpçakça yi (=kurtçuk, böcek) ve yibek (=ipek) sözlerinin varlığından haberdarız. Kıpçakça yi sözcüğünün ‘Kurtçuk, böcek’ karşılığında olması yipek kelimesindeki yip‘in, ip (<yip) ile ilişkilendirilemeyeceğini akla getirmektedir. Türkçede ip Kürtçe ḥap (=ip) ve ḥapık (=ipçik) karşılığıyla ifade ediliyor.

    Kürtçe ipeg Deylemicede de ipeg şekliyle telaffuz edilmektedir. Kürtçe yê-pak (=temiz olan) sözünden mi ipek kelimesi türetildi yoksa Kıpçakça yi-pak (=temiz kurtçuk) sözünden mi? Kürtçe peng (=iplik çilesi, iplik yumağı) sözüyle ipek kelimesi arasında bir münasebet olamaz mı? Hal böyle olunca ipek sözü hakkında bir belirsizliğin olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle, ipek sözünü Türkçe ip ile ilişkilendirmek işin kolayına kaçma yoludur. Türkler neden yüzyıllarca ipek sözcüğünü kullanmadılar. Kürtlerin yaşadığı coğrafyada ipek, ebrişim ve harir sözlerinin her biri farklı yörelerde farklı şekillerde dile getirilmektedir. Zamanla ipek  ve ipek kelimesinin farklı varyantları bir kısım dillerde yer etmiştir. Bu bağlamda ipek sözcüğü, Uygurca, Özbekçe ve Azerice ipäk, Kazakça jibek, Kırgızca cibek, Başkırtça yibäk, Türkmence yüpek ve Tatarcada cifäk diye biliniyor. Böylece ipek sözcüğünün Ön Asya’da yayıldığı görülmektedir.