Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Karpuz

 28 Temmuz 2019    

   Karpuz, Sumerlilerden itibaren biliniyordu. Sumerliler karpuza ukušli-li-gi ya da ukuš-ti-gi-lu diyorlardı1. Kısacası ukuš adı karpuz adıyla son heceleri açısından fonetik benzerliğe sahiptir. Kimi kaynaklara göre, eski Mısır’da yetişen bir meyve karpuza benziyordu ve gurma adıyla ifade ediliyordu2. İS. 425 yılına ait İsrail’de bulunan bir Bizans mozaiğinde kesilmiş karpuz şekli yer almıştır3.

   Eski Yunan mitolojisinde Zephyros ve Flora’nın aşklarından Karpos adlı çocuğun doğduğu aktarılmaktadır. Bu mitolojik şahsiyet, Roma mitolojisinde Carpus adıyla anılmıştır. Burada anlatılan Karpos/Carpus’un günümüzdeki karpuz meyvesine adını verdiği iddialar arasında yer almaktadır. Eski Yunanca karpos sözcüğünün bir karşılığı da ‘meyve’dir. Bu açıdan, Eski Yunancada karpoforos (meyve taşıyıcı), karpogonia (meyve verme) sözcükleriyle de karşılaşılmaktadır.4 Çağdaş Yunancada aynı meyvenin karşılığında karpuzi sözcüğü telaffuz edilmektedir5. Bununla birlikte, karpuz sözcüğünün Yunancadan kaynaklandığı kanısında değilim.

   Farsça xarbuz şeklinin karpuz şeklindeki telaffuza temel oluşturması mümkündür. Türkçe karpuz, Kazakça qarbız, Tatarca karbız, Azerice garpız, Kürtçe qerpuz ve Rusça arbuz sözcüklerinin İrani Dillerden kaynaklandığı görüşündeyim. Kürtlerin güney kesimi Arapların bir kesimince de kullanılan cebes sözcüğünden bozulma zebeş sözcüğünü dile getirmektedirler. Araplar yaygın olarak karpuz karşılığında batih ya da bıttıh demektedirler. Hintçe tarabooz, Özbekçe tarvuz, Pencapça tarabuja, Bengalce taramuja, Nepalce kharabuja, Moğolca tarvaz, Urduca tarbuz, Lehçe arbuz, Tacikçe tarbuz ve Kırgızca darbız sözcükleri ‘karpuz’ demektir. Hasan Eren, Türkmenlerin garpız, Karakalpakların garbız, Kumukların xarbuz, Çuvaşların arpuz ve Hakasların arbuz dediklerini aktarmaktadır.6

    Karpuz sözcüğü Farsça xarbuz (bir tür su kavunu) ile ilişkili olmakla birlikte Farsçada karpuz karşılığında hinduvana sözcüğü de kullanılmaktadır7. Karpuza; İtalyanlar melone d’acqua, Fransızlar melon d’eau demektedirler ki, bu adlar ‘su kavunu karşılığında dile getirilmiştir.Eski Türkler karpuza büken diyorlardı.9

    

KAYNAKÇA 

(1) W. Von Soden, “Akkadisches Handwörterbuch”, Wiesbaden 1959, s.1356.

(2) Mark Strauss, “Karpuzun 5000 Yıllık Gizli Tarihi”, nationalgeographic.com.tr/makale/karpuzun-5000-yillik-gizli-tarihi/2563

(3) Mark Strauss, agy.

(4) Güler Çelgin, “Eski Yunanca- Türkçe Sözlük”, İstanbul 2011, s.347.

(5) Faruk Tuncay-Leonidas Karatzas, “Türkçe Yunanca Sözlük”, Atina 2000, s.388.

(6) Hasan Eren, “Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü”, Ankara 1999, s.214.

(7) İbrahim Olgun-Cemşit Drahşan, “Türkçe-Farsça Sözlük”, Elhan Ktb., Ankara TY, s.183.

        (8) Armenag K. Bedevian, “Illustrated Polyglottic Dictionary of Plant Names“, Cairo 2006, s.180.

        (9) Besim Atalay (çev.),Divanü Lûgat-it-Türk Tercemesi“, C.I, TDK Yay., Ankara 1992, s.399.