Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaşar

20 Kasım 2020

     Koyun sütünden yapılan tekerlek şeklinde sarımtırak yağlı bir peynir çeşidi. Sumerce kisim, Akadca kisimmum, Sanskritçe kşirajaḥ ‘peynir’ karşılığındadır. Sumerce gazi (=kaliteli deri peyniri), İbranice ve Yidişçe kez, Latince caseus, Almanca Käse, Hollandaca ve Afrikanca kaas, İspanyolca queso, Filipince keso, Galce caws, Malayca keju, İrlandaca cáis, Svahilice chizi, Sinhalice ve Malayamca cis, Portekizce quiejo, İngilizce chees sözleri ‘peynir’ demektir. Portekizce cheesecake (=peynirli kek) kelimesini de bunlara ekleyebiliriz. Bu sözlerin tarihsel açıdan ortak bir kökene dayanmış oldukları görüşündeyim. Bu bağlamda, bir kısım dil bilimcilerin kaşar sözünün Romenceden geldiği yönündeki belirlemelerine katılmıyorum. Romence brinza (=peynir) sözünün yanı sıra caş (çoğulu caşuri) kelimesi de kullanılıyor. Öyle anlaşılıyor ki, Sumerceden bu yana aynı kökten gelen ‘peynir’ karşılığındaki altı çizili sözlerin farklı şekillere bürünerek günümüze dek gelmiştir. Farsça keşk (=yağı alınmış sütten ve yoğurttan yapılan peynir; kış için kurutulan yoğurt) sözünün aynı kökle bağlantılı olduğu anlaşılıyor. Keşkek yemeği de Farsça keşk sözüyle ilişkilidir. Farsça keşkek ve Kürtçe keşke kurutulmuş yoğurt veya çökelek suyu ile yapılmaktadır. Tüm bu kis, keş, gazi, cis, kes, kej gibi sözler, ortak etimolojik kökenin ürünüdürler. Ayrıca, Türkçede kaşarlanmak (=bir işin erbabı olmak) sözü telaffuz ediliyor. Bu söz, mecaz olarak bir insanın kendisini yetkin görerek değişmez hale gelişini dile getirmektedir.