Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content

 

 

 

 

 

 

 

 

Kelek

22 Ocak 2021

KELEK (I) Hile, düzen, tertip, entrika. Farsça kēlēk (=hile, düzen) sözünden kaynaklanıyor. Kars, Erzurum, Erzincan ve Elazığ dolaylarında aynı karşılıkta ifade edilmektedir. Bu söz, Türk argosunda da yer alıyor: keleğe gelmek, kelek yapmak, kelek atmak, kelek kurmak ve benzeri gibi.

KELEK (II) Olgunlaşmamış kavun, ham kavun (<Farsça ve Kürtçe kel: ‘olgunlaşmamış meyve’). Bir kısım yörelerde olgunlaşmamış karpuza da kelek deniliyor.  

KELEK (III) Irmaklarda işleyen ve şişirilmiş tulumların üzerinde kamış ve benzerlerinden yapılmış olan sal. Farsça aynı karşılıktaki kelek kelimesiyle bağlantılıdır. Ancak bu kelimenin İrani Dillerden değil, Eski Semitik Dillerden geldiği anlaşılıyor. Bu bağlamda, Akadca kalakku (=gemi, sal; çoğ. kalakkātu) kelimesi kullanılıyordu.  Kürtçe ve Deylemicede kelek (=altı şişme tulum ve üstü ahşap sal) kelimesi telaffuz edilmektedir.