Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Kepaze

25 Şubat 2020

     Gülünç, değersiz, rüsva, utanmaz, rezil. Türkçedeki kepaze sözünün Farsça kepâde (=yay, talim yayı) sözünden geldiği görüşüne katılmıyorum. Farsçada kepâdekeş (=yay çeken, okçuluk eğitimi gören ya da bu talimi yapan) sözü de bulunmaktadır. Başta Azeriler olmak üzere Türkçeye yakın dillerde kepaze sözü kullanılmamaktadır. Azeriler aynı karşılıkta rezil demektedirler. Farsçada kepaze yerine yaygın olarak ‘rüsva’ denilmektedir. Arapçada kepaze yerine rezil kelimesi kullanılmaktadır. O halde, olumsuz açıdan ifade edilen bu kepaze sözünün nereden kaynaklandığını irdelemek gerekir. Olumsuz karşılıkta kepaze sözü yalnızca iki dilde kullanılmaktadır: Kürtçe ve Türkçe.

     Türkçeye özgü olmayıp, başka bir dilden geldiğine göre, kepaze sözünün Kürtçede ‘bukalemun’ karşılığında dile getirilen kerpaze sözünden kaynaklandığı kanısındayım. Bukalemun, her an renk değiştirebilen, renkten renge giren bir özelliğe sahiptir. Bu da onun savunma refleksinden dolayıdır. Bukalemunu bu özelliği nedeniyle suçlayamayız. Çünkü, bu özellik onun bünyevî bir ayrıcalığıdır. Oysa, insan renkten renge girip, her an kılık değiştirirse toplum tarafından haklı olarak yadırganır. Bu özellik insanın yapısal bir ayrıcalığı değil, bilerek ve kişiliğini örseleyerek başvurduğu bir yol olur. O nedenle, kepaze sözünün Kürtçe kerpeze (=bukalemun) sözünden Türkçeye geçerek, ikide bir kılık değiştiren ve toplumun görgü kurallarına aykırı davranan kimseler için ‘r’ harfi düşürülerek telaffuz edilmiş olduğunu sanıyorum. Etimolojik açıdan irdelediğimizde Kürtçe kepez (=in, mağara, taşlık, kayalık) sözcüğüne istinaden bukalemuna kelpeze, kerpeze ve kerpaze gibi adlar kullanılmış olmalıdır. Bukalemunun bu tür yerleri daha çok mesken tuttuğundan bu yönde bir adlandırma doğal karşılanmalıdır.