Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Keş

25 Aralık 2919

     Bir toplumda kural dışı davranarak kendisini ön plana çıkaran ve bir takım zararlı maddeleri kullanarak alışılagelmişin dışında yaşayan kimseler keş olarak tanımlanıyorlar. Farsça keş (=çeken, çekici) sözünden Türkçeye geçmiştir. Farsça keşîden (=çekmek) yükleminin geniş zaman gövdesi niteliğindeki keş sözünden intikal etmiştir. Ayrıca, çektiği duruma ya da maddeye göre keş son ek olarak kullanılıp tanımlamalar yapılmıştır: Çile-keş (=çile çeken), esrar-keş (=esrar çeken), cefakeş (=cefa çeken), ser-keş (=kafa tutan, dik başlı, inatçı, başkaldıran), dil-keş (=gönül çeken), afyon-keş (=afyon çeken), hasret-keş (=özlem çeken), peş-keş (<Farsça pîşkeş=öne çekilen; bir kimsenin birtakım çıkarlar için önüne çekilen sus payı, hediye, armağan; hak etmediği halde bir kimsenin önüne çekilen şey), keşme-keş (=karma karışık), sîm-keş (=sırma işleyen), mihen-keş (=eziyet çeken), keşâ-keş (=çekişme), bār-keş (=yük çeken) gibi. Önceleri kullanılan keşide sözü ‘çekiliş’ demekti. Piyango keşidesi, hediye keşidesi gibi. Türkçede keşan keşan götürdüler deyimi, ‘çekerek götürdüler’ ya da ‘çeke çeke götürdüler’demektir. Türkçede başka karşılıklarda kullanılan keş sözcükleri de mevcuttur. ‘Yağsız peynir’ demek olan keş; ‘aklı başında olmayan’ karşılığındaki keş, ileri derecede arzuyla ifade edilip genel olarak da “ki” ekiyle birlikte kullanılan keş gibi. Bu son keş sözcüğü keşke (<keş-ki) gelmez olaydım, keşke gitmez olaydım örneklerindeki şekilde telaffuz edilmektedir.