Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content

 

 

 

 

 

 

 

 

Lafazan

4 Eylül 2020

     Geveze, çenebaz, laf ebesi. Farsça lāf (=söz, konuşma, cümle) ve –zen (=atan, vuran, çakan) kelimelerinden oluşan Farsça lāf-zen (=laf atan, laf çakan; geveze, çenebaz) sözünden gelmektedir. Farsça lāf-zen, Türkçede lafazan şekliyle dile getirilmiştir. Arapçada kullanılan lafz (=kelime) sözünün Farsça laf kelimesinden intikal ettiği anlaşılmaktadır. Osmanlıcadan Türkçeye geçip, kullanımı eskiyen lafzen (=söz itibariyle) kelimesini Farsça lāf-zen (>lafazan) ile karıştırmamak gerekir. Arapça lafz (=söz, kelime) sözcüğüne istinaden, Arapçadan Osmanlıcaya geçen lafza (=tek söz, tek kelime), lafzî (=sözün söylenişine dair), lafzıyye (=ezbercilik), lafziyye (=lafzî’nin müennesi) gibi sözler kullanılmıştır. Farsçadaki laf sözcüğünün Sanskritçe lápati (=gevezelik) sözüyle bağlantılı olduğu kanısındayım. Farsça labiden (=övünme, kendini övme, caka) kelimesinden labe, lawe ve laf sözcükleri türetilmiştir. Bu son sözcükler ‘pohpohlama, rica etmek’ karşılığında telaffuz edilmişler. Farsça labiden ile Sanskritçe lápati arasında köken birliği mevcuttur.