Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

Son Eklenenler

 

 

 

 

 

 

Leblebi

15 Nisan 2020

     Fasulye ve fasulye taneleriyle ilgilidir. Bir çeşit fasulye olan lablab purpureus adıyla bağlantılıdır. Bu fasulye çeşidi, daha çok Nijerya’da yetişen baklagillerdendir. Eski Yunanca levithi (lebithi) ‘nohut’ karşılığında biliniyordu. Eski Yunanca lebio (=damla damla akıtmak) sözü mevcuttu. Arapçada lablab (=küçük yuvarlak yapraklı sarmaşık) sözünün yanı sıra Sırpça leblebiye, Hırvatça ve Boşnakça leblebiya sözleri ‘nohut’u ifade etmektedir.

     Şemseddin Sami, Arapça leblâb (=sarmaşık) ve leblâbiyye (=sarmaşık kabilinden nebatat takımı); Osmanlıca leblebi (=kavrulmuş nohut) kelimelerini aktarmaktadır (KT).

    Leblebi sözündeki leb kök sözcüğünün ‘yuvarlak’ oluşu bildiren lob ya da lop kök sözcüğüyle ilişkili olduğu kanısındayım. Bu bağlamda, bakla, fasulye, barbunya, bezelye ve nohut gibi yuvarlak küçük meyveleri olan bitkilere lab ya da leb ön ekli birtakım adların verilmiş olduğu görülmektedir. Kürtçe lobiye, Yukarı Fırat Bölgesinde lovık sözleri ‘fasulye’ demektir. Eski Yunancada lobós (=baklagillerin kabuğu), Farsça lobya (=fasulye) kelimesi Azericede lobya, Özbekçede loviyä ve Uygurca lobı şekliyle ‘fasulye’yi belirtmektedir.

     Belli ki, lob, lop ile leb, lab kök unsurları ‘yuvarlak’, ‘damlacık’ ve benzeri karşılığında dile getirilmiştir. Bu açıdan anatomideki lob/lop sözü de Yunanca lobós (=lobotós) sözünden intikal etmiştir. Azerice läbläbi (=leblebi) sözünün dışında diğer Türkçeye yakın dillerde leblebi sözü bulunmamaktadır. Leblebi sözünün Türkçeye özgü olmadığı, sonraları bu dile geçiş yaptığı anlaşılmaktadır.