Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Mareşal

27 Aralık 2019    

      Orduda en yüksek rütbe. Osmanlı döneminde müşir deniliyordu. Mareşal sözü Eski Almanca maraskalk (=at uşağı) sözünden gelmektedir. Germenlerden sonra bugünkü Almanya ile Fransa arasındaki topraklarda V. ve VIII. yüzyıllar arasında varlık gösteren Merovenj Krallığı’nda da at bakıcılığı görevi yüksek saray memurlarına verilirdi. Eski Fransa’da ‘at bakıcıları’na maréchal deniliyordu. Bunlar zamanla, tavlaya bakan, atlardan sorumlu olan kimselerdi. Bir süre sonra, bunlara ‘süvari birliği komutanı’ statüsü verildi. Tarihsel süreç içinde, zamanla süvari birliği komutanına Fransa’da general denildi. Bunu takiben de generallerin içinde en yetkili olanına mareşal denildi. Tarihte mareşal sözünün böyle bir serüveni bulunmaktadır.  

     Eski Fransa’da ‘at bakıcısı’ başkomutan yardımcısı idi. IX. Louis döneminde maréchal (=at bakıcısı) sayısı ikiye çıkmış, artışlar devam ederek XIV. Louis döneminde yirmiyi bulmuştur. 1793’de Fransa maréchal (mareşal) unvanını kaldırmış, Napoléon bunu tekrar geri getirerek “Maréchal d’Empire” (imparatorluk mareşali) adıyla yasalaştırmıştır. I. Dünya Savaşı öncesinde Fransa’da kimseye mareşal unvanı verilmemiştir.

      Fransa’da ‘nalbant’ karşılığında maréchal-ferrant deniliyordu. ‘Atlara nal çakıcılığı’ demek olan mareşallik, sonunda devletin en üst düzey statüsüne dek yükselen bir gelişme göstermiştir. Bu unvan, dünya dillerinde ortak ya da benzer sözlerle ifade edilmektedir. Almanca Marschall, Fransızca maréchal, İngilizce marshal (=tefrişatçı; mareşal), Macarca marsall, İtalyanca mareseialo, Flemenkçe maarschalk, Rusça ve Bulgarca marshal; Boşnakça, Sırpça, Hırvatça ve Makedonca maršal, Hintçe maarshal, Katalanca mariscal, İsveççe marskalk, Portekizce marechal, İspanyolca mariscal, Farsça ve Kürtçe mareşal ve Ermenice marshal sözleri kullanılmaktadır.

    Osmanlı devletinde Tanzimat’tan sonra Batı’daki mareşallikle eşdeğer sayılan müşirlik rütbesi kabul edildi (25 Haziran 1832). Müşirlik, Osmanlı devletinde ise vezirlik rütbesiyle eşdeğerdi. Bu bağlamda, bir takım üst düzey sivil statüler de müşirlikle taltif edildi. Sonraları bundan vazgeçilerek sadece askeri alanda müşirlik varlığını devam ettirdi. Abdülmecid zamanında 11 müşir görev yapıyordu. Buna karşılık, I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusunda bir tek müşir dahi bulunmuyordu.