Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Müzik

2 Aralık 2020

     Duyguları ve tutkuları nağmelerle seslendirme sanatı. Eski Yunanca mousikós (=müzisyen, şarkıcı) sözüyle bağlantılıdır. Eski Yunanca mousikós sözü aynı zamanda esin perisi denilen Musa’larla ilgili sayılmaktadır. Eski Yunanca musourgia (=şarkı, şiir), mύzo (=homurdanmak, söylenmek, dudaklarını büzmek), mousomania (=müzik ve sanat tutkunu) gibi sözler kullanılmıştır. Eski Yunanlılar ‘esin perileri’ne Moύsa diyorlardı. Yunanca mousa ve Latince musa şeklinde bilinen bu adın Yunancada ‘akıl, düşünce, yaratıcılık’ demek olan men kökünden kaynaklandığı sanılmaktadır. Bu sözün Hz. Musa ile ilişkisinden emin değilim. Ancak, Yukarı Fırat bölgesinde konuşulan Kürtçede mazı palamutlarına mozık denildiğine tanık olmuştum. Çocuklar bu yuvarlak mazı palamutlarının bir tarafını açıp diğer tarafını delerek, açık tarafına ince sigara kâğıdı gibi bir şey yapıştırarak ağza götürüp nağmelerle seslendiriyorlardı. Bu ses tıpkı eşek arısının sesi gibi parazitli bir sesti. O nedenle, aynı bölgenin Kürtçesinde ‘eşek arısı’ moze adıyla ifade ediliyordu. Deylemiler ‘eşek arısı’na mozı diyorlar. Dağların bayırların ve kırların insanları olan Kürtlerin tarihsel olarak duygularını nağmelerle dile getirme maharetlerine sahip oluşları dikkati çekmektedir. Bu açıdan Kürtçe mozık (=mazı palamudu) ve moze (=eşek arısı) sözleri Eski Yunanca mousika (=müzik) kelimesine yol açmış olabilir.  Müze sözü de yukarıda altı çizili kelimelerle bağlantılıdır. Günümüzde telaffuz edilen mızıka kelimesi de Eski Yunanca mousika sözüyle bağlantılıdır.

     Latince Mūsa (=esin veren tanrıça), mūsaeus (=müziğe dair), mūsicus (=müzik) sözleri telaffuz ediliyordu. Farsça musiki ve musikişinas (=müzisyen) sözlerinin yanı sıra Arapça musiki, Almanca Musik, İtalyanca musica, İngilizce music, Fransızca musique, Rusça muzıka, Sırpça muzika, Portekizce ve İspanyolca música, Danca musik, Kürtçe mûzîk, Gürcüce musik’a gibi birçok dünya dillerinde ‘müzik’ karşılığında benzer sözler yer almaktadır. Bir müzik aleti olan mızıka da aynı kökten kaynaklanmıştır. Ayrıca mızıka sözü ‘bando’ ve ‘askeri orkestra’yı da kapsamıştır. Yunancadan Latince aracılığıyla İtalyancaya geçen mızıka sözü, Türkçeye de intikal ederek XIX. yüzyılın sonlarından itibaren yaygın olarak kullanılmıştır. Türkmenlerin musiki yerine ‘saz’ deyişleri hariç Türkçeye yakın dillerde muzıka veya musika şekli telaffuz ediliyor.