Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Namus

18 Mayıs 2020

     İnsanın ahlak kurallarına uymasını sağlayan duygu. Dürüstlük, doğruluk, insan haklarına riayet, iffet, edep, fikir hürriyetine tahammül, ırz ve haysiyet kurallarına bağlılık, şeref, onur gibi insanı insan eden özle ilgili tüm ilkeler, kurallar, yaptırımlar. Eski Yunanca nomos (=âdet, gelenek, alışkanlık, kanun, fikir, anane) sözünden Arapçaya geçmiştir. Bir olasılıkla Abbasiler döneminde Antik Yunan filozoflarının eserleri Bağdat’ta kurulan tercüme kurullarınca Yunancadan Arapçaya çevrildiğinde Yunanca nomos sözü Arapçaya intikal ederek namus şeklini almıştır. Selçuklular, Eyyubiler, Osmanlılar ve diğer beylikler dönemlerinde Arapça namus şekliyle yoğun olarak kullanılmaya başlanmış. Arapçada çoğulu nevâmîs olarak ifade edilmiş.

     Eski Yunancada nomofilas (=yasalara saygı duyan), nomikos veya nómaios (=kanuni, yasal; örfe uygun), nomogiráfos (=yasaları yazan), nomothesia (=yasama, yasa yapan), nomothétes (=yasa uygulayıcı), nomimos (=yasal) ve benzeri oldukça sözler bulunuyordu. Türklere komşu olan ve Asyanın kültürlü bir Aryen topluluğu olan Soğdlarda nom sözüyle dile getiriliyordu. Uygurlar da Soğd’lardan nom (=yasa, örf, anane, akide) sözünü alarak aynı şekilde telaffuz ettiler. Bu bağlamda, Eski Uygurcada nom (=töre, nizam, kanun), nomluğ (=kanuni), nomsuz (=kanunsuz), nomçı (=vaiz, öğüt verici), nomça (=törece), nomlamak (=öğüt vermek, öğretmek) sözleri kullanılıyordu. Uygurlar, Müslümanlığa geçişleri sonucu Arapçanın etkisiyle bugün nom yerine namus sözünü telaffuz ediyorlar.

         Latinler, Eski Yunanlıların nomos sözünü normus şekliyle dile getirdiler. Latince normus veya norma (=kural, ölçü, düstur, kaide) şeklinde biliniyordu. Bugün kullandığımız normal ve anormal sözleri kurallara uygun veya aykırı oluşu belirtmektedir. Öte yanda, namus sözü, Türkçe ve Türkçeye akraba dillerde namus, namıs, namız ve benzeri şekillerde kullanılmaktadır. Kürtçede namus sözü, Arapçada olduğu şekliyle mevcuttur. 

        Namus sözünün namaz kelimesiyle ilişkisi belirsizdir. Eğer namaz kelimesini namus ile bir tutarsanız o takdirde namaz sözünü eski Yunanlılardan almış sayılırsınız. Bununla birlikte, Eski Yunanlıların ‘namaz‘a benzer dinsel ritüelleri mevcut değildi. Namaz sözü Eski İran Dillerinden kaynaklanmış gibi görünse de köklerinin Sanskritçede ‘eğilerek selamlamak’ karşılığındaki namas sözüyle bağlantılı olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşın, ‘namaz‘ın Zerdüştiliğe özgü ritüelleri vardı. Bu da sabahları Güneş doğduğunda Güneş’e yönelerek  ve saygıyla hafifçe eğilerek dua etmekti. Güneş’in olmadığı zamanlarda ateş yakılarak veya ateşgedelerde ibadet ediliyordu. Zerdüştilik, İskender’in fetihleri sonucu önemli ölçekte Hindistan’a sürüldü. Sanskritçe nam kök sözü gibi Sanskritçe namas kelimesi ‘öne doğru eğilme, saygı eğilişi’ demektir.  Bu eğilme şekli hafif eğilmedir; yere kapanma şekli değildir. Ne Arapçada ve ne de Kur’an’da namaz diye bir kelime bulunmamaktadır. Namaz sözünün kökeni için bkz. Namaz.