Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Ozan

19 Temmuz 2020

     Nazım şeklinde kafiyeli dörtlükler yazan ve bunları bağlama ile seslendiren gezici kimse. Şahıs adı olarak Ozan, 1930’lu yıllardan sonra yaygınlaştırılmıştır. Lakap olarak göçebe Türkmen boylarında gezici güfteci ve besteciler uzan diye anılıyordu. Türkçedeki ozan kelimesinin, Pehlevice ve Partça kusan (=saz çalan, güfteci) sözüne dayandığı belirlenmektedir. Orta İran Dilleri olan Pehlevice ve Partçadan Farsça ve Ermeniceye de geçen bu söz, Farsça ve Ermenicede kusan (=gezici söz yazarı ve bestecisi) olarak dile getiriliyor. Ozan kelimesi, Kürtçe kuzin (=ritmik haykırma) sözüyle de bağlantılıdır.

     Fuat Köprülü’nün ozan sözünü ozgan (=koşuda birinci gelen köpek) ve ozuş (=kurtuluş) kelimeleriyle ilişkilendirmesini doğru bulmuyorum. Ayrıca, kimi yörelerde ozanlık yapmak (=gevezelik etmek) sözü de kullanılmaktadır. Bu bağlamda, Anadolu’da ‘geveze’ kimseye, ‘çingene’ye veya ‘çingene çalgıcı’ya da ozan denildiği belirlenmektedir. Oysa, ozan kelimesinin küçümseyici açıdan kullanılmaması gerektiğine inanıyorum. Dede Korkut söylencelerinde ‘destan yazıcı’ ve ‘ağıt yakıcı’lara uzan denildiği görülmektedir. Ayrıca, Türkçede Ozanlaşma (=irticalen söz söyleme) sözü de telaffuz ediliyor.