Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Pelin

3 Ocak 2020

     Bayan adlarından biri olan Pelin’in Pelinotu adıyla ilişkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu adın başta İzmir olmak üzere Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi’nde yoğunlaştığını belirliyorum. Doğan kız çocuklarına güzel çiçekli ya da ilaç işlevi gören bitkilerin adlarının verilmesi bir gelenek haline gelmiştir: Lale, Yasemin, Melis/Melisa, Defne, Çiğdem, Menekşe, Gül, Servi/Selvi, Manolya vbg. Slav Dillerinde var olan pelin ve benzeri sözlerin, ‘pelin otu’ demek olduğu; Anadolu’daki Pelin bayan adının bu otun adından geldiği sonucuna varılmaktadır.

    Papatyagiller familyasından sarı çiçekler açan ve hekimlikte yararlanılan yaprakları çok acı ve keskin kokulu bir ota Balkan Dillerinde Pelin denilmektedir. Bu bitkinin Türkçede yavşan diye de bilinen pelinotu olduğu anlaşılmaktadır. Bulgarca pèlin, Arnavutça pelín, Slovence pelın ve Rumca pelin şeklindedir. Sırpçadaki pèlin şeklinin Rusça polyn’den geçtiği sanılmaktadır. Sırpçada pelen şekli de kullanılmaktadır. Hırvatça ve Bulgarca pelin; Ukraynaca polyn, Belarusça palyn, Boşnakça ve Hırvatça pelin, Slovakça palina adıyla ‘pelin otu’ belirtilmektedir.

    Ahmet Vefik Paşa bu ottan söz etmemektedir. Şemseddin Sami, “Kamus-ı Türkî”de “pelin” kelimesi karşılığında: “Suyu dâfi’-i hummâ ve mukavvî addolunan acı ve güzel rayihalı bir nebat ki Arabîde Yunanîden isti’âreten efsantîn denilir; ak, kara pelin; soğulcan, Girit pelini= bu nebatın envaı” açıklamasını yapmaktadır (Ş. Sami, KT/974). Hasan Eren, Petar Skok’a atfen söz konusu çiçeğe verilen pelin adının Balkan Slavcasının bir türevi olduğunu ve bu nedenle belli başlı Balkan Dillerinde yer aldığını aktarmaktadır (Petar Skok, “Etimologijski rječnik hrvatskoga ili srpskoga jezika”, Zagreb 1971-1974, C.II, s.633-634; akt. Hasan Eren TDES/328).

  Pelinotu’nun adı, Balkan Dillerinden Türkçeye de geçmiş olmakla birlikte, Türkçe ve yakın dillerde yawşan adı genellikle kullanılmaktadır. Kazakça yuvşan, Kırgızca cuşan, Başkırtça yuşan, Özbekçe yavşan, Türkmence ve Azerice yovşan, Kumukça yuvşan demektedirler. Almancadaki karşılığı Wermut’tur. Wermut aroması katılan şaraplar revaçtadır.

    Bana öyle geliyor ki, Anadolu Rumcasına Balkan Dillerinden intikal etmiştir. Eski ve yeni Yunanca sözlüklerde pelin ya da pelinos adıyla karşılaşmadım. 2000 yılında Atina’da yayımlanan “Türkçe-Yunanca Sözlük”te pelinotu karşılığında “apsithia, apsinthos” sözleri yer almaktadır (Faruk Tuncay-Leonidas Karatzas, “Türkçe-Yunanca Sözlük” Atina 2000, s.585). O halde Yunanlıların ‘pelinotu’na pelin ya da pelinos demedikleri anlaşılmaktadır. Pelinotu karşılığında Arapça ve Farsçada kullanılan efsantîn sözü, Yunanca apsinthos sözünden dönüşmüş olmalıdır. Bununla birlikte, Doğu Anadolu’da yoğun olarak yabani şekilde yetişen bir bitkidir pelinotu. Türk Dil Kurumu Yayınları arasında yayımlanan Kürtçe-Türkçe/Türkçe-Kürtçe” sözlükte pelinotu ya da kısaca pelin’e “pelîn” denildiği belirtilerek karşılığında pelinotu tanıtılmıştır. Buna göre, içeriğindeki acı maddenin tıp alanında kullanıldığı aktarılmaktadır.