Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

Son Eklenenler

 

 

 

 

 

 

Pençe

23 Ocak 2020

     Yırtıcı hayvanların ön ayak parmakları ve tırnakları. Ayakkabıların altlarını onarmak ya da güçlendirmek için beş parmağı kaplayacak şekilde çakılan kösele ve benzeri madde.  Farsça ve Kürtçe penç (=beş) ve pençe (=beşlik) sözleriyle ilişkilidir. Türkçede el pençe durmak deyimi ayakta göğüs hizasında elleri üst üste getirerek durmaktır. İnsanın beş parmaktan oluşan eline de pençe denilmektedir. Pençe-i Âl-i Aba; Muhammed, Ali, Fatma, Hasan ve Hüseyin adlarının parmaklar üzerinde yazıldığı insan eli figürüdür. Türkçede arslan pençesi, ayı pençesi, kurt pençesi gibi farklı deyimler kullanılmaktadır.  

   Sanskritçe pança; Tacikçe, Urduca ve Sindhice panc, Nepalce panca, Peştuca pence, Hintçe paanc kelimeleriyle Bengalce ve Nepalce panc telaffuzu ‘beş’ sayısına işaret etmektedir. Buna karşılık; Hintçe, Nepalce, Özbekçe, Urduca panca sözüne karşılık, Pencapça pace; Azerice, Özbekçe, Türkmence ve Uygurca pence sözü ‘pençe’ karşılığındadır. Eski Yunanca pénte (=beş), pentás (=beşli, beşlik), pentágonos (=beş köşeli) ve pentákis (beş defa) sözleri bulunmaktadır.

  Osmanlılar zamanında savaş esnasında esir edilen Hıristiyan ‘eşhas’ın beşte biri devlet hizmetlerinde kulllanmak için eğitilip görevlendiriliyorlardı. Bunlara ‘beşte biri’ni ifade eden ‘pencuyek’ten pencik deniliyordu. Osmanlıda deri altında yara çıkmasıyla oluşan amansız hastalığa ise şirpençe (=arslan pençesi) deniliyordu.