Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

Son Eklenenler

 

 

 

 

 

 

Pezevenk

16 Ocak 2020

     Kötü kadınla erkeğin ilişkisine aracılık eden. Farsça pejvend sözünden dönüştüğünü sanıyorum. Farsçada pejvend hem ‘kapı sürgüsü’ hem de ‘pezevenk’ karşılığındadır. Bu sözün Farsça pej (=kirli, kirli iş) ile –vend (<mend ‘sahip’) sözlerinden oluştuğu kanısındayım. Mend son eki m/v dönüşümüyle vend şeklini almış olabilir. Farsçada pej ön ekli bir kısım kelimeler yaygın olarak ‘kirli’liği ifade etmektedir: Pejvîn (= kirli, pis) örneğinde olduğu üzere.  Sanskritçe pişa ön ekli kimi kelimeler ‘kötü’lüğü ifade etmiş olsalar bile, pezevenk kelimesinin Farsçada şekillendiğini söyleyebilirim. Bu nedenle, söz konusu kelimenin Ermenice poz-avak sözünden geldiğini sanmıyorum. Çünkü, Ermenicede ‘pezevenk’ karşılığında kodoş sözü bilinmektedir. Bu son söz, Harput yöresinde daha yaygın kullanılmaktadır.

     Pezevenk sözünün İtalyancada ‘beyaz balık’ demek olan pesce bianco’dan geldiği iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır. Aynı karşılıkta Portekizce peixe branco, İspanyolca pescado blanco, Katalanca peix blanc, Fransızca poisson blanc denilmektedir. Bu balığın da uskumru olduğu, uskumru’nun dişisini takip ederek yumurtalarını yediği için pesce bianco sözünden pezevenk sözüne varıldığı iddia edilmektedir. Bu iddia, Refii Cevad Ulunay’ın 9 Ocak 1963 tarihli Milliyet gazetesindeki “Uskumrudan İlham” başlıklı makalesinde yer almaktadır.  Aynı yazar, 6 Nisan 1956 ve 6 Mart 1968 tarihli aynı gazete sayılarındaki makalelerinde de bu iddiaya yer vermektedir. Sonrasında, 26 Mayıs 2010 tarihli Habertürk gazetesinde “Beyaz balık ne demektir?” başlıklı makalesinde Murat Bardakçı da aynı savı paylaşmaktadır.

     Meninski’nin, 1680 tarihli sözlüğünü incelediğimde orada aynı söz, püzevenk şeklinde yer almaktadır. Meninski, bu sözün püze ekinin ‘bacak’ demek olduğunu da aktarmaktadır.  Bu iddia da dayanaktan yoksundur. Bir görüşe göre de Hintçe pejvi-venk sözünden Farsçaya geçtiği ve oradan yayıldığıdır. Bu görüşte olanlar da görüşlerini yeterince açıklayamamışlardır. Çünkü, Farsçada pejvi ve pezvi sözleri ‘insanların en adisi’ karşılığında kullanılmaktadır. Pejavend ise ‘kapı sürgüsü’ demektir. Pejvend ise hem pejavend‘in karşılığıdır hem de ‘kapı arkasında bekleyen pezevenk’ demektir. O nedenle, bu sözün Hintçeden Farsçaya geçtiği kanısında değilim. Redhouse, bu kelimenin piş-aheng (=başta giden) sözünden dönüştüğünü varsaymaktadır (James W. Redhouse, “A Turkish and English Lexicon”, İstanbul 1921, s.464-465). Bu iddia da doğru bir tespit değildir. Edhem Eldem, bu sözün kökenine dair öne sürülen görüşleri irdeleyip eleştirdikten sonra herhangi bir kökene bağlamaksızın yazısını sonuçlandırmıştır (Edhem Eldem, “Bir Etimoloji Sorunu: ‘Pezevenk’ Kelimesinin Kökeni Hakkında”, Toplumsal Tarih, 199/Temmuz 2010).

     Muallim Naci, “Lügat-i Naci” adlı sözlüğünde pezevenk sözünü Farsça kökenli gösterirken “Fuhşiyata müstenit eserler yazmak suretiyle para kazanan habislere bahşedilmesi pek münasip olan unvan” diye açıklamaktadır.