Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Püre

6 Şubat 2020

     Sebze, meyve ya da et ezilerek ya da süzgeçten geçirerek elde edilmiş olan ezme. En yaygın olanı patates püresidir. Fransızca purée (püre: ‘ezme, püre), İngilizce puree, Almanca Püre/Püree, Yunanca pouré, Arnavutça püree sözleri bildiğimiz ‘püre’yi ifade etmektedir. Sözlüklerin bir kısmı Fransızcadan diğer bir kısmı ise İngilizceden Türkçeye geçtiklerine işaret etmektedirler. Fransızca pur (pür: ‘saf, katıksız; arı, temiz), purement (pürman: ‘yalnızca, salt), pureté (pürte: ‘arılık, temizlik’) sözleri de aynı kökten türemiştir. Bu sözlerden yola çıkarak, püre kelimesinin Fransızcada ‘katıksız olan’ı dile getirmiş olması mümkündür. Buna rağmen, Farsça pure (=püre, ezme) ve Kürtçe pûre (=püre, ezme) sözlerinin de farkındayız. Bu nedenle, püre sözünün Farsça pure ya da Kürtçe pûre sözlerinden Türkçeye geçmiş olabileceği de gözönünde tutulmalıdır. Diyarbakır ve güneyinde, közlenmiş patlıcanın yağ ve sarmısak eklenerek yapılan yemeğine helîse, Tunceli’nin Mazgirt yöresinde unla yapılan bir tür hamurun içi açılarak, ortasına bal, pekmez ve tereyağı konulup bunlara banılarak yenilen bir yemek çeşidine herîre deniliyordu. Bana öyle geliyor ki, herîre insanoğlunun buğdayı öğütüp un haline getirdiğinden bu yana yaptığı en iptidaî yemek çeşididir. Bunların hepsi de birer püre idi.

     Kestane, elma, şeftali, muz, armut, avokado, vişne ve ananas başlıca meyve püreleri; havuç, ıspanak, nohut, fasulye, bezelye, mercimek, patates ve kabak  sebze püreleri olarak bilinmektedir.