Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Rafadan

14 Ağustos 2020

     Kaynar suda kabuğu ile birlikte az pişirilmiş yumurta. Az pişmiş, cıvık veya katılaşmamış olduğundan genellikle karıştırılarak içiliyor. Rafadan kelimesi, Yunanca rofetò (=yumuşak yumurta, katılaşmamış yumurta) sözüyle bağlantılıdır. Bu söz, Bulgarcada rofit ve Sırpçada ròfito şeklinde yer etmiştir. Yunancadaki rofeto’nun Eski Yunanca roféo (=yutmak, hızla tüketmek, bir çırpıda yemek, oburca yemek) ve bununla bağlantılı olan rofesis (=yutmak, bir çırpıda yemek, oburca yemek) sözlerinden kaynaklanmış olduğunu görmekteyiz. Kimi kaynaklar ise bu kelimesinin Arapça refdan’dan veya rüfedan’dan geldiğini öne sürerek, XVI. yüzyılda Urfa’dan veya Ruhadan şeklinde kullanıldığını aktarırlar. Şemseddin Sami, rafadan kelimesini Arapça rufedān şekline bağlarken, tıpkı Pars Tuğlacı gibi İsmet Zeki Eyuboğlu da Arapça rüfedān şekliyle ilişkilendirmektedir. Buna mukabil Hasan Eren rafadan kelimesinin Rumca rafetòn (=yumuşak yumurta) sözünden alındığını, Sevan Nişanyan ise Yunanca rofiton (=yutulabilen, içilebilen) sözüne dayalı olduğunu aktarmaktadır. Eski Semitik Dillerde bu ve buna benzer aynı karşılıktaki bir kelimeyle karşılaşmadım. Bu bağlamda, rafadan sözünün kökünün Eski Yunanca roféto sözü olduğu; Türkçeye Yunanca rafetòn sözünden alındığı anlaşılmaktadır. Fransızlar buna à la coque ( alakok) demektedir.