Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content

 

 

 

 

 

 

 

 

Resul

5 Mart 2021

      Haber salan, haber ileten, tebliğ eden. Farsça res (=erişen, ulaşan, yetişen; varan) sözcüğüyle bağlantılıdır. Farsçada mevcut olan –resā (=yetişen, yetiştiren, erişen) son ekinden müjde-resān (=müjdeci, müjde yetiştiren) gibi sözler türetilmiş. Farsça resid (=yetişti, erişti) ve reside (=erişmiş, yetişmiş) kelimeleri de aynı kökle ilişkilidir. Arapçadaki resîl (=elçi, haberci, haber salan, haber ulaştıran) sözü Farsçadan alınmadır. Arapça resîl kelimesinin çoğulu rüsül ve rüselā’dır.

       Farsça ve Kürtçe riş (=sakal) ve Farsça reşe (=saç) sözcükleri uzama özelliklerinden dolayı bu şekilde adlandırılmıştır.  Benzer karşılıktaki Avestaca raeša sözüyle ilişkili olduğu sanılıyor. Pehlevicede reš (=sakal) ve rešak (=saç) sözcükleri kullanılmış. Kürtçe ri veya riş sözcükleri ‘sakal’ karşılığındadır. Farsçada bulunan residen (=varmak, ulaşmak, yaklaşmak) fiili, Eski Farsça ras (=ulaşmak, varmak) ile bağlantılıdır. Bunların Pehlevice rasitan (=yetişmek, ulaşmak) ile ilişkili olduğu anlaşılıyor. Aynı kökten türediği anlaşılan risale kelimesi Farsçadan Arapçaya intikal etmiştir. İslam öncesinde de İran’da risalelerden söz ediliyordu. Söz gelimi Maniheizme dair 75 risale bulunuyormuş. Farsça irsal (=yollamak, göndermek) sözü de Arapçaya geçmiştir. Farsça irsal ile ortak kökten türetilen irsaliye (=gönderme ve ulaştırma belgesi) de Farsça ve Arapçada yer etmiştir.

       Kürtçede eğrilerek uzatılmış yün ipe ris deniliyor. Kürtçe rêsin (=eğirip uzatmak), rêşi (=püskül, saçak) ve rişte (=erişte), Farsça rišten (=ip eğirmek) ile aynı kökten türetilmiştir. Arapçadaki resul kelimesi – aslı resil’dir- ‘ulaştıran, eriştiren’ karşılığında yukarıda belirtilen Farsça ve Kürtçe sözlerle bağlantılıdır. O halde aslı resil olan resul kelimesi ‘haber ulaştıran, haber tebliğ eden’ diye algılanmıştır. İslamın peygamberine Kur’anda bazen resul bazen de nabi denilmiştir. A. J. Wensınck “Hıristiyanlığa dâir eserlerde olduğu gibi, rasūl ile nabi arasında bir fark tasavvur etmek hatıra gelebilir: rasūl aynı zamanda peygamberdir (nabi), fakat peygamber, zarûrî olarak, aynı zamanda rasūl değildir. Fakat bu sarih olarak ifâde edilmemiştir; zîra Kur’an’daki temel telakki her zaman pek açık değildir” demektedir.