Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Secde

6 Ekim 2019

     Namazda yere kapanma. Kadim çağlardan beri insanoğlu birtakım nesnelerin önünde namaz kılıyordu. Sumerce saĝ ve saĝ.du kelimeleri ‘baş’ karşılığındadır. Aramice ve Süryanice saguda aynı dillerdeki sgd köküne dayanmaktadır. Bunlar da Sumerceden kaynaklanmış görünmektedir. Aramilerdeki sgd sözcük kökü, Araplarda g/c değişimiyle scd şekline dönüştü. Sumerce saĝ.ĝa (yastık, minder, çul; baş konulacak halı ya da kilim benzeri yer örtüsü) zamanla Arapçada saccada ve sacda şekline bürünmüştür. Bu kelimeler, Arapça ve Osmanlıcada secde ve seccade olarak telaffuz edilmiştir. Türkçedeki secde sözcüğü, bu geçişlerin sonucunda kullanılagelmiştir. Bu durumda, İslamiyet öncesinde secde ve mescit biliniyordu. İslam öncesinde Kâbe’de ve mescitlerde tanrıları sembolize eden anıt ya da heykellerin önlerinde secdeye varılırdı. Bununla birlikte, eski Mezopotamya inançlarında Sabiîlik güçlü ve egemen bir inanç sistemi idi. Bu dinin gereği olarak Ay’a ve Güneş’e tapılırdı. Kur’an’da Fussılet Sûresi’nde (41/37): “Gece ile gündüz ve güneş ile ay Allah’ın delillerindendir. Siz güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer yalnız Allah’a kulluk edecekseniz, bunları yaratan Allah’a secde edin!” denilmektedir. Mescit (<Ar.mescid) sözü secde edilen yer karşılığında dile getirilmiştir. Bir ibadet mekânı olarak mescit, İslam öncesinde mesgid, masgid vb şekilleriyle ifade ediliyordu.