Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Sevda

18 Ağustos 2020

     Aşk, istek, tutku, aşırı sevgi. Türkçedeki sevda sözü, Arapça āswad (>esved: ‘siyah, kara’) kelimesinin müennes şekli olan saudā sözüne dayanmaktadır. Arapça āswad (=siyah, kara, zenci, siyahi) kelimesinin çoğulunun sudan (=siyahlar, zenciler) olduğu anlaşılıyor. Kâbe’deki Hacer’ül-eswed (=kara taş) sözünde olduğu gibi Arapça aswad/eswed kelimesi birçok yer adında da görülüyor. Bu bağlamda, Hatay’ın Samandağ ilçesinin eski bir adı Süveydiye idi. Ermenice seav/sev, Gürcüce shavi, Maltaca iswed, Norveççe svart, Tayca sida, Yidişçe shvarts, Sanskritçe śiyamā ve Farsça siyah kelimeleri ‘kara, siyah’ veya ‘koyuluk’  karşılığındadır. Kürtçe si (=gölge, karartı/karaltı) sözünün Sanskritçe śiyama ve Farsça siyah kelimelerindeki si ön hecesiyle ilişkili olduğu kanısındayım.

     Türkçedeki sevda sözü, Hipokrat’ın vücutta bulunduğunu belirttiği dört hlt veya sıvıdan biridir. Kara safra olarak bilinen sevda, karaciğerin salgılamasıyla oluşmaktadır. Eski Yunanlılar buna melanḥolia (=kara safra) diyorlardı. Hülya kelimesi veya adı, melanḥolia kelimesindeki ḥolia son ekinden kaynaklanmış olmalıdır. Türkçede telaffuz edilen melankoli sözü buradan gelmektedir. Eski Yunanca melas/melan (=siyah, kara) ve ḥole (=safra) eklerinden oluşmaktadır. İslam sonrası tıp çalışmalarında Araplar tarafından Yunanlıların melanḥolia’sına sevda denildi. Türkçedeki sevmek kelimesi de yukarıda belirtilen sev (=kara, siyah) kök sözcüğüyle bağlantılı olabilir. İlk Çağda Yunan bilgeleri karaciğeri, duyguları yöneten bir organ olarak görmüşlerdi. Aşkın, tutkunun, nefretin, öfkenin, sevginin yönlendiricisi karaciğer diye biliniyordu. Bugün de bu belirleme geçerliliğini korumaktadır. Karaciğer hastalarının kimi zaman karamsar, kiminde aşırı tutkulara ve yaratıcı sanatsal duygulara sahip oluşları bilinen bir realitedir.