Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Simit

5 Eylül 2019

     Simit sözcüğünün kökenine ilişkin 1980’li yıllarda yazdığım etimolojik belirlemeleri bugün de savunuyorum. Simit sözcüğünün Arapça samid/semid (irmik) sözcüğünden geldiği yönündeki tespitlere katılmıyorum. Simit adının susam sözcüğüyle bağlantılı olduğu kanısındayım. Sumerce še-geš-i ya da še-i (susam), Akadca šamaššammum (susam) şeklinde belirtilmiştir. Yunanlılar susama, susami diyorlardı. Yunancada simit sözcüğü kulouri şeklinde dile getiriliyor. Yunancadaki bu sözcüğün Kürtçe kılor (<gılor: ‘yuvarlak’) sözcüğünden intikal etmiş olması mümkündür. Kürtler, yuvarlak yağlı katmere kılor/gılor diyorlar.  Büyük marketlerin reyonlarında satılan ve katmer denilen Kürt gıloru ya da kıloru, bir kısım komşu halklara da adını bırakmıştır. Kelimenin özgün şekli ‘gılor’dur ve aynı dilde ‘yuvarlak’ karşılığındadır. Kimi iddialara göre, Mısırlılar simidi semeet diye biliyorlarmış. Bununla birlikte, Eski Mısırlılar susama sesemt diyorlardı. Kürtçede susam ‘kunci’ adıyla bilinmektedir. Bu sözcük, Türkçeyle akraba dillere de intikal etmiştir. Bkz. Künci md.

       Ahmet Vefik Paşa, semîd karşılığında “beyaz un, beyaz ekmek halkası” demektedir (Ahmet Vefik Paşa, “Lehçe-i Osmani”, TDK Yay, Ankara 2000, s.809). Ahterî-i Kebir’de simsim, ‘susam’ karşılığında aktarılmaktadır (Ahterî Mustafa Efendi, “Ahterî-i Kebir”, TDK Yay, Ankara 2009, s.889). J.W. Redhouse, semîd’i “Malum bir nevi beyaz ekmek halkası” olarak açıklamaktadır (James W. Redhouse, “Müntahabât-ı Lügât-i Osmâniyye”, TDK Yay, Ankara 2016, s.433). Şemseddin Sami, simit sözcüğünü “Küçük halka şeklinde has ekmek” olarak tanıtmaktadır (Şemseddin Sami, “Kamus-ı Türkî”, TDK Yay, Ankara 2015, s.1089).

     Eski Yunancada sesami (susam), sesame ya da sesames (susam ve balla yapılan bir tür çörek) ve sesamon (susam bitkisi) sözcükleri telaffuz ediliyordu. Arapça simsim ya da samsam, İngilizce sesame, Almanca Sesam, Fransızca sésame, Lehçe sezam, Flemenkçe sesam, İtalyanca sesamo, Yunanca sousámi, Gürcüce sezamis, Çince zhima, Latince sesamae, İrlandaca sesame, Macarca szezámmag, Slovence sezamovo, Katalanca sèsam, Svahilice sesame sözcükleri ‘susam’ karşılığındadır.

     Simit susamla yapıldığından Yunanca sesamites (susamlı) sözünden dönüşerek simit şeklinde dile getirildiğini sanıyorum. Simit sözcüğünün, Arapça samid (irmik), Yunanca simigdali (irmik) ya da Rumca varsayılan semidalites (ince undan, irmikten yapılan) sözcükleriyle bir ilişkisinin olduğu görüşünde değilim. Arapça samid (irmik) sözcüğünün Yunancadan alındığı anlaşılmaktadır.