Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

 

 

 

 

 

 

 

 

Sipahi

24 Temmuz 2020

     Süvari asker. Farsça sipah ve î nispet ekiyle oluşturulmuş. Avestaca spāda (=atlı, süvari), Zendce ve Avestaca ile Eski Farsça aspa; Sanskritçe aśva, aśvah veya aśvayā, Pehlevice ve Partça spāh veya spāhpat, Soğdca asb, Kürtçe hesp veya esb; Ermenice asp, spah veya aspahabetTacikçe asp ile Sinhalice aśvayā kelimeleri ‘at’ ya da ‘at’ ile ilgili sözlerdir. Bu kökten geldiği anlaşılan ve Kaşgarlı Mahmud’un sözünü ettiği sıp sözcüğü ‘iki yaşındaki at’ı belirtmektedir. Zamanla spah sözü, Türkçede sıpa şekline dönüşerek, fakat bu kez de ‘eşek yavrusu’ karşılığında telaffuz edildi. Aynı kelime Kürtçede sıpi (=at veya eşek yavrusu) diye biliniyor. Ossetçe afsād ve Tacikçe āfsád sözleri ‘atlı birlikler’i dile getirmiştir. İran şahlarından Tahmasb adının da Tahmaspada sözünden kaynaklandığı sanılmaktadır. Pehlevice sipāh (=asker, ordu) kelimesinin Farsçaya olduğu gibi intikal ettiği görülmektedir. Yine aynı kökle ilintili saydığım İran’ın İsfahan şehir adının Sipāhān şeklinden dönüşmüş olduğunu söyleyebiliriz.

     Farsça sipāhdār (=başkomutan), sipāhsālār (=ordu komutanı) ve sipāhkeşi (=ordu sevki) gibi sözler kullanılmaktadır. Farsçadaki bu ve benzer sözler genellikle Selçuklu ve Osmanlılarca da telaffuz edilmiştir. Şeddadî (Şadi) hükümdarı Ebu’l-Esvar adındaki esvar şeklinin süvar/süvari ile ilişkili olduğu sanılmaktadır.