Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Etimolojik Açıdan
Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content

 

 

 

 

 

 

 

 

Zemin

18 Aralık 2020

      Yer, taban, yüzey, temel, dayanak, istinat, ortam. Farsça zemîn (=yer, yeryüzü, yüzey) kelimesinden aktarılmıştır. Farsça zemîn kelimesi Pehlevice zamig (=yer) sözünden dönüşmüştür. Pehlevice zamig ise Avestaca zao (=yer) kök sözcüğüyle bağlantılıdır. Eski Farsça uzmayā kelimesi de aynı karşılıklarda biliniyordu. Kürtçe zemîn ve Beluçça zemin (=yeryüzü, alan) sözü, Sindhice ve Urducada da biliniyor. Tacikçede zamin şekliyle telaffuz edilmektedir. İranî Dillerdeki zemin sözünün Türkçeye yakın dillere de geçtiği görülmektedir. Bu bağlamda, Uygurca zimin, Özbekçe zàmin, Türkmence zemin ve Azerice zämin şekliyle biliniyor. Rusçadaki zemlya (=zemin) sözünün zem fonemi nedeniyle bu sözün İranî Dillerden aktarıldığı söylenebilir. Aynı durum diğer Slav Dillerde de görülüyor. Sırpça, Boşnakça ve Hırvatça zemlja, Bulgarca zemya sözleri de ‘yeryüzü, yer, bölge, yöre, alan’ gibi karşılıklar içermektedir.

    Farsça zemin-gir (=toprağa yapışan, yatalak), zemin-lerze (=yer sarsıntısı, deprem), zemin-dār (=vali) sözlerinin yanı sıra zemin son ekli nev-zemin (=yeni ortam), zîr-i zemîn (=yeraltı), Rûy-i zemîn (=yeryüzü) gibi sözler de ifade ediliyor. Farsça ve Kürtçede kullanılan zemîn û zemān (=yer ve konu uygunluğu), Türkçede zemin ve zaman şekliyle dile getiriliyor. Türkçede zemin hazırlamak, zemin yoklamak veya zemin aramak, zemin kat, zemine zamana uygun deyim veya sözleri bulunuyor.