Etimolojik Açıdan

 

 

Son Eklenenler

Bilal Aksoy

Baca

19 Ocak 2025

     Ocak, soba, kazan veya kombilerde dumanın dışarıya verilmesini sağlayan geçit, hava geçidi; Anadolu’nun eski köy evlerinde evi aydınlatmak veya havalandırmak maksadıyla tavan ya da tavana yakın yerlerde açılan küçük pencere. Kürtçe bace (= duman veya hava geçidi) sözcüğünden. Bu sözcük aynı dilde pace biçimiyle de telaffuz ediliyor. Aynı dildeki ba (=rüzgâr, esinti, hava) ve ce (=ci/cih: ‘yer’) sözcüklerine dayanmaktadır. Bu sözcük Farsçada yaygın kullanılmamakla birlikte bādcāh/bādcā (=hava geçidi) biçimiyle aynı köktendir. Aynı dildeki bād (=rüzgâr, esinti, hava) ve cāh/cā (=yer) sözcükleri biliniyor. ‘Esinti, rüzgâr, yel’ karşılığındaki Kürtçe ba ile Farsça bād sözcükleri Avestaca vāta (=yel, esinti) sözcüğüne dayanıyor. Aynı sözcük Eski Farsçada da vāta şeklinde yer almıştır. Bu sözcük Pehlevicede vāt biçimiyle belirtilmiştir. Baca, Anadolu’da paca şekliyle de ifade edilmektedir. Bulgarca badža ve Sırpça bàdža biçimleri Osmanlılar aracılığıyla intikal etmiştir. Baca sözcüğünün Türkçede XIII. yüzyıldan bu yana kullanıldığı belirleniyor. Azericede baca, Kazakçada murja ve Tatarcada mörcä olarak bilinmektedir. Farsça baceng (=küçük pencere) sözcüğü de aynı köktendir.