18 Şubat 2020
Dağ. Arapça cebel (=dağ) sözünden intikal etmiştir. Arapça cebel kelimesinin, İbranice gebel (=sınır) sözünün farklı telaffuzu olması mümkündür. Svahilice cebali (=dağ) gibi Semitik topluluklarda cebel (=dağ, taşra, serhat yer vb.) sözü kullanılmaktadır. Kimi Sami topluluklar cebel kelimesiyle kırsal bölge ya da yöreleri ifade etmişlerdir. Cebel-i Tarık, Cebel-i Duruz, Cebel-i Bereket (=bugünkü Osmaniye yöresi) gibi. Dürzi adı Cebel-i Duruz’dan kaynaklanmıştır. Cebel-i Bereket bir zamanlar vilayetti. Batı Akdeniz’deki Cebelitarık yarımadası ve boğazı, adını Endülüs’ü denetimine alan Tarık bin Ziyad’ın adına dayanmaktadır. Osmanlı devletine bağlı Cebel-i Lübnan Sancağı bulunuyordu ve bu sancak özerk bir statüye sahipti. Arafat’ta tövbelerin kabul edildiği bir tepeye Cebel-i Rahme denilmektedir. Evliya Çelebi’nin iddiasınca Nil nehrinin kaynaklandığı, Mısır’ın güneyindeki dağ, Cebel-i Kamer (= ay dağı) adıyla anılmaktadır.