13 Aralık 2025
İş güç, uğraşı, kazanç, getiri. Osmanlıca kisb ü kâr sözünden. Bu sözün Arapça kesb (>kisb: ‘rızk talep etme, rızık biriktirme, kazanç’), Farsça ve Kürtçe û (>ü: ‘ve’) ile kār (=kazanç) sözcüklerinden oluştuğu belirlenmektedir. Kisbükâr sözündeki ü bağlacı Farsça ve Kürtçe û (=ve) bağlacıdır. Bu bağlaç her iki dile Sumerce ū (=ve) bağlacından intikal etmiştir. Arapça kesb sözcüğü kisb şekliyle de ifade edilmiştir. “Hicrani’yem der ki bakın halıma / Dağlar dayanmıyor ah ü zarıma / Elim ermez oldu kisb ü kârıma / Çünkü gül yüzlümü elden aldırdım” (Hicranî Baba, XX. yüzyıl). “Diyâr-ı gurbetin çâr köşesinde / Eğleşilmez kisb ü kâr olmayınca” (Karacaoğlan, XVII. yüzyıl).