1 Temmuz 2026
Cılız, gelişmemiş, sıska; işe yaramaz, yaşlanmış, eski püskü; kırıntı, döküntü, kumaş veya başka bir şeyin parçası. Arapça ḳurāḍa (=kırıntı, döküntü) sözcüğünden. Sivas’ın Divriği ilçesi dolaylarında hurada (=yıkık dökük, bozuk); Erzincan, Hatay, Bursa ve Denizli havalisinde korada (=cılız, zayıf, işe yaramaz) biçimleri görülüyor. Suriye Arapçasında ḳrāḍa (=yıpranmış yük hayvanı; sersem) şekli mevcuttur. Kurada sözcüğü Farsça ve Kürtçe ḫurde (=kırıntı, döküntü) sözcüğüyle bağlantılıdır. Bu sözcükler Kürtçe ḳur (=kötü iş, işe yaramaz şey; kısa, güdük; kaba ses, anaç ses) sözcüğüyle aynı köktendir. Makedoncada kurada (=hurda), Bulgarcada kuradá (=bakır talaşı) ve Sırpçada kuráda (=yaşlı, eski) biçimleriyle karşılaşılıyor. Kurada sözcüğü Balkanlara Osmanlıca üzerinden intikal etmiştir.