Etimolojik Açıdan

 

 

Son Eklenenler

Bilal Aksoy

Uysal

11 Ocak 2026

     Başkalarına kolayca uyabilen, bağlı veya bağımlı olan, söz dinleyip diklenmeyen, yumuşak başlı, munis. Kaşgarlı’nın sözlüğünde geçen usal kişi (=gafil, iş bilmeyen) sözüyle bağlantısı belirsizdir. Kıpçakça usal sözcüğü ‘tembel, isteksiz’ karşılığındadır. Usal ile uysal sözcükleri arasındaki kökensel belirsizlik her iki sözcüğün içeriksel farklılığından kaynaklan maktadır. Uysal sözcüğü Orta Çağ Türkçesindeki uy (=uymak, birine bağlı olmak) yüklemiyle bir şeye özgülük ifade eden -sal son ekinden – Anadolu Türkçesinde – türetilmiş sanılıyor. Bununla birlikte Arapça wasala (=ulaşmak, kavuşmak; bağlamak) fiiliyle ilişkisi düşündürücüdür. Bu açıdan Sumerce ešela (=bağlı, bağımlı) sözcüğünden kaynaklanan Arapça vaṣl (=birleştirmek, bağlamak, ulaştırmak) sözcüğüyle ilişkisi irdelenebilir. Bkz. Vassal. Uysal sözcüğü Ahmet Vefik Paşa ve Şemseddin Sami tarafından da kullanılmıştır. “Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? / Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!” (Mehmet Akif Ersoy, 1873-1936).