2 Ocak 2022
BAZ (I) Temel. Fransızca base (baz: ‘temel, taban’) sözünden. Latince basis (=kaide, basamak) aracılığıyla Eski Yunanca básis (=yürüme, adım atma, yürüyüş; taban, kaide) kelimesinden kaynaklanmıştır. Ksenophon’un ünlü Anabasis (=yukarıya sefer) adlı eseri Perslere karşı yapılan bir seferden dolayı Küçük Asya coğrafyasına dair anlatımlarla doludur. İngilizce, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce base, Almanca Base.
BAZ (II) Doğan denen yırtıcı kuş. Farsça bāz (=doğan kuşu) sözcüğünden. Kürtçe ve Azerice baz, Özbekçe boz. Doğan kuşunun iri ve beyaz çeşidine şahbaz deniliyor. ‘Şahzade‘nin şehzade şeklinde telaffuz edilişi gibi şahbaz, şehbaz olarak da dile getirilmiştir. Kürtçede ‘doğan, şahin ve atmaca’ya baz denilmektedir. Aynı dilde Türkçede yerleşen ‘baz, baz ile kaz, kaz ile’ sözü tekrarlanmaktadır. Bu söz bir toplumda herkesin kendi dengine göre kişilerle iletişimde olmalarına işaret etmektedir. Hintçe baza, Ermenice baze, Azerice baz, Özbekçe boz, Peştuca baz sözcükleri ‘doğan kuşu’nu ifade ediyor. Sanskritçe padaika ise ‘atmaca’ karşılığındadır. Türkçeye yakın diller sayılan Türkmence, Tatarca, Özbekçe ve Uygurcada ‘doğan kuşu’ laçin adıyla anılıyor. “Şahinim var bazlarım var/ Tel akışkın sazlarım var/ Yāre gizli sözlerim var/ Diyemiyom ele karşı” ( Karacaoğlan).